KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/423 E., 2025/7635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2572 E., 2024/2995 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ortaköy (Aksaray) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/482 E., 2024/369 K.
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi ve kişisel ilişki süreleri yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü ile kişisel ilişki süreleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki parağrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Çocuk ile ana ve babası, düzenli şekilde kişisel ilişki elde etme ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.
Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı taktirde güven duygusunun oluşamayacağı açıktır.
Somut uyuşmazlıkta ortak çocuğun yaşı ve okula başladığı da dikkate alındığında Nisan ve Kasım aylarında uygulanan ara tatillere ilişkin de uygun sürelerde kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde sınırlı kapsamlı kişisel ilişki tesisi kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/423, K. 2025/7635, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama