KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/4585 E., 2025/11327 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/610 E., 2024/2259 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Şanlıurfa 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/712 E., 2023/986 K.
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı kadın vekili tarafından her iki dava, fer'îler ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların karşılıklı olarak açtıkları boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davalı davacı kadının davasının reddine, davacı davalı erkeğin davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir. Kararın davalı davacı kadın tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı - davacı kadın vekili tarafından yukarıda belirtilen yönlerden temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Somut olayda her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından, "davalının evliliğin getirdiği sorumlulukları yerine getirmediği, evi ve çocuğu ile ilgilenmediği, evi nedensiz terk ettiği anlaşılmakla tam kusurlu olduğu," gerekçesiyle davacı-davalı erkek tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de; ortada erkek tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 164 üncü maddesi uyarınca açılmış terke dayalı bir boşanma davasının bulunmadığı, bu nedenle kadına "evi nedensiz terk ettiği" vakıasının kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için ise evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Oysa dinlenen davacı-davalı erkek tanıklarının sözlerinin bir kısmı 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan, davacı-davalı erkeği davada haklı çıkarmaya matuf beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. O halde; kadına bu vakıalar kusur olarak yüklenemez.
Bu itibarla davacı-davalı erkek tarafından açılan davanın da reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile davacı-davalı erkek tarafından açılan davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4585, K. 2025/11327, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama