KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/4903 E., 2025/11832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2674 E., 2025/462 K.
- Dava türü
- Boşanma, Kişisel Eşyanın İadesi
- İlk derece mahkemesi
- Şanlıurfa 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/735 E., 2024/829 K.
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karş davacı kadın vekili tarafından reddine karar verilen boşanma davası, reddedilen tazminatlar, kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü ve fer'îleri yönünden; davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından ise zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış hukuki nedenine dayanan boşanma sebeplerinin reddine karar verilmesi, kabul edilen tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmiş olmakla, yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuk nedenine dayalı olarak açılan boşanma davalarında Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kaldırma gönderme kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince erkeğin zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebine dayalı taleplerinin reddine,
tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı davalarının ayrı ayrı kabulü ile boşanmalarına karar verilmesi üzerine erkek vekili tarafından tamamı yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce erkeğe yüklenen kötü muamele kusuruna ilişkin delil olmadığı ve ispat edilemeyen kusurun erkeğe yüklenemeyeceği,
bu hale göre kadının tam kusurlu olduğu gerekçesi ile kusur gerekçesi değiştirilerek kadının açmış olduğu boşanma davasının reddi ile erkek lehine maddî ve manevî tazminata ve sair yönlerden istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olup taraf vekillerince Bölge Adliye Mahkemesi kararı yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kusur gerekçesinin düzeltilerek, kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı davasının reddine karar verildiği görülmüştür. Kadın tarafından karşı dava dilekçesi ekinde delil olarak sunduğu fotoğraflar, kadın tanığı ...
Ö.'nün "...taraflar boşanma davasını açmadan önce yaklaşık 1-2 ay önce sabah saatlerinde tartışma sesi duydum, ben kapıyı açtığımda davacı evden çıkıyordu, o gittikten sonra davalıya baktığımdan kolunda bacağında morluklar vardı ben kendisine darp raporu alalım diye söyledim ancak eşinin işini düşünerek rapor almaya gitmedik bu olaydan sonra çok fazla bir arada kalmadılar, daha önce bu şekilde morluklar görmemiştim, benim yanımda herhangi bir tartışmaları olmada evimde iken tartışma sesleri bana geliyordu..." beyanı ile erkek eşin; kadına fiziksel şiddet uygulayarak kötü muamelede bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında kadın da dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, kadının davasının da kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
2.Kabule göre;
Dosya tetkikinde; İlk Derece Mahkemesi'nce tarafların boşanmalarına karar verildiği ancak boşanma hükmünde tarafların nüfus kayıt bilgilerine yer verilmediği ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce hükmün düzeltilmediği görülmüştür. Boşanmaya karar verilmesi halinde kararda "Tarafların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adı soyadı, doğum yeri ve tarihi, baba ve ana adları ile kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğünde kayıtlı olduğu yer bilgileri ile evlilik içinde doğmuş çocuklar ve bunların kimlik bilgilerine yer verilmesi zorunludur." (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu md. 27/1, md. 7/1-b ve 6100 sayılı Kanunu md. 297/1-b). Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4903, K. 2025/11832, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama