KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5069 E., 2025/11564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/29 E., 2025/856 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 10. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/294 E., 2023/889 K.
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, kadın lehine maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince erkeğe yüklenen ''seni sevmiyorum, senden tiksiniyorum, s..git şeklinde aşağılayıcı sözler söylediği, evden kovduğu,
boşanmak istediğinde ise boşanamazsın diye baskı uyguladığı,'' vakıalarının ispatlanamadığının, ispatlanamayan vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin , yine erkeğe yüklenen ''öldürürüm diyerek tehdit ettiği'' vakıasının ise dava tarihinden sonra gerçekleştiğinin tanık beyanlarından anlaşılmakla kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5069, K. 2025/11564, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama