KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5122 E., 2025/11194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1258 E., 2025/1158 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/488 E., 2023/396 K.
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından davanın reddi, kusur belirlemesi, kadın lehine takdir edilen tedbir nafakası ve aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı erkek tarafından "şiddetli geçimsizlik" nedeniyle boşanma talepli dava açılmış, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. Davacı erkek vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddine dair hüküm kurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı yukarıda gösterildiği şekilde davacı erkek vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olay kapsamında; davacı erkek, dava dilekçesinde boşanma sebebi olarak altı yıldır ayrı yaşamalarına dayanmış, hukuki sebepler kısmında da, herhangi bir madde numarası belirtmeksizin, dava konusunu “şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma” olarak göstermiş olup sonuç ve istem bölümünde aynı isteğini tekrarlamıştır. Davacı erkeğin dava dilekçesinde boşanma sebebi olarak bir madde numarası göstermediğine ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda “şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma” şeklinde bir dava türü olmadığına göre anlatılan olaylar kapsamında mahkeme tarafından niteleme yapılması zorunludur. Zira olayları açıklamak taraflara, hukuki vasıflandırma hakime aittir (HMK.md.33). Dolayısıyla hakim, tarafların vasıflandırmasıyla bağlı değildir.
Davacı erkek tarafından daha önce davalı kadın aleyhine bir boşanma davası açıldığı, bu davanın feragat sebebiyle reddedildiğinin ifade edildiği görülmektedir. Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış ve reddedilmiş bir davanın varlığı, ret kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmesi ve bu süre içinde her ne sebeple olursa olsun ortak hayatın yeniden kurulmamış olması "birliğin temelinden sarsılmış sayılmasına" yasal karine teşkil eder (TMK.m.166/4).
Dava dilekçesinde açıklanan olaylara göre; erkeğin, daha önce açtığı redle sonuçlanan davasından bahsetmiş olması, altı yıldır ayrı yaşadıklarını ve bir araya gelmediklerine belirttiği dikkate alınmakla boşanma talebinin Türk Medeni Kanununun 166/4 maddesinde yer alan fiili ayrılık sebebine dayandığı kabul edilmelidir.
O halde, daha önce reddedilen boşanma davasına ilişkin dava dosyası getirtilip incelenerek gösterilen delillerin Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5122, K. 2025/11194, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama