KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5558 E., 2026/164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/750 E., 2025/690 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/909 E., 2024/32 K.
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, velayet, kabul edilen tazminatlar ve miktarları, çocuk ve kadın lehine kabul edilen nafakalar yönünden; davalı karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, tazminat ve nafaka miktarları, kişisel ilişki tesisi ve kişisel ilişki süreleri yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı erkek vekilinin tüm,, davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı- karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3.Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun üstün yararı belirlenirken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür.
Davalı- karşı davacı kadının temyiz dilekçesinde ve 05.11.2025 tarihli dilekçesindeki baba ile çocuk arasında tesis edilen kişisel ilişkiye dair çocuğun ...Şehir Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi servisine götürüldüğüne ve psikolojisinin bozulduğuna dair iddiaları nazara alınarak, Mahkemece psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan Adli Destek görevlisi uzman veya uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; gerekli görüldüğü taktirde idrak çağında bulunan çocuğun da kişisel ilişki tesisi konusundaki görüşü alınarak ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek,
kişisel ilişki konusunda bir karar verilmesi gerekirken; bu hususta eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5558, K. 2026/164, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama