KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5675 E., 2026/60 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/808 E., 2025/302 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 15. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/256 E., 2023/243 K.
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarı, maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kadına yüklenen ''konutu terk edip birlikte yaşamaktan kaçındığı '' vakıasının ortada terke (TMK md.164) dayalı bir dava bulunmadığının ve bu nedenle kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin ancak Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre de boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı - davacı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5675, K. 2026/60, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama