KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/568 E., 2025/8474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/916 E., 2024/1156 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı davacı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kadının boşanma ve tedbir nafakası davasının reddi, tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakasının reddi, aleyhe manevî tazminata hükmedilmesi ve vekâlet ücreti yönünden
temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan , özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, herhangi bir işi ve geliri olmayan kadın yararına boşanma davasının kesinleştiği tarihe kadar Türk Medeni Kanununun 185/3, 186/3 maddelerine uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde, davalı davacı kadın lehine mahkemenin 06.07.2022 tarihli ara kararı ile hükmedilen 1.200,00 TL tedbir nafakasının duruşma tarihi itibariyle kaldırılmasına
karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/568, K. 2025/8474, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama