KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5737 E., 2026/13 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/5 E., 2025/1211 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Dinar 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/27 E., 2023/217 K.
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine maddi tazminata, yoksulluk nafakasına hükmedilmesi ve miktarı, iştirak nafakası miktarı yönünden; davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından asıl davanın kabulü, lehine hükmedilen tedbir nafakası miktarı, manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı- karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı- karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Mahkemece davalı -davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ise de dosyanın tetkikinden Mahkemece yaptırılan ilk sosyal ve ekonomik durum araştırmasında kadının pazarda seyyar satıcı olduğu, düzenli gelirinin bulunmadığı belirtilmiş, ikinci kez yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında ise kadının dükkan işlettiği, buradan aylık gelirinin bulunduğu, yine çiftçilikten de gelir elde ettiği belirtilmiştir.
O halde Mahkemece, davacı -davalı erkeğin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü kadının sigortalı olarak serada çalıştığı iddiası ve tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle, tarafların yeniden usulünce sosyal ve ekonomik durumlarının etraflıca araştırılarak, kadının çalışıp çalışmadığı, çalıştığının tespit edilmesi halinde, ne zamandan itibaren çalıştığı, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığı, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığı,
tarafların gelirlerinin birbirlerine denk olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5737, K. 2026/13, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama