KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/6751 E., 2026/1696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/... E., 2025/622 K.
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından erkeğin davasının reddi yönünden; davalı-davacı kadın vekili kadının davasının reddi ve nafaka miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı-davacı kadının vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta yapılan yargılama ve toplanan delillerden, her ne kadar davalı-davacı kadının boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de; erkeğin eşinin bir başkası ile ilişkisinin olduğuna yönelik sürekli olarak asılsız ithamlarda bulunduğu, her ne kadar taraflar daha önce ayrılıp barışıp bir araya gelmiş iseler de erkeğin eşine yönelik asılsız ithamlarına devam ettiği bu yönde kıskanç tavır ve davranışlar sergilediği bu nedenle evlilik birliğinin erkeğin kusurlu davranışları ile sarsıldığı anlaşılmaktadır.
Böylece taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak ve evliliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte davacı davalı erkekten kaynaklanan bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Davalı-davacı kadın boşanma davası açmakta haklıdır. O halde kadının boşanma davasının kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ve yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6751, K. 2026/1696, 16 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama