KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/6766 E., 2026/1272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/... E., 2025/1273 K.
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen davanın reddi, karşı davanın kabulü, hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarı yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, karşı davada pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebine dayalı açılan davanın reddi, ortak velâyete hükmedilmemesi, velâyetin anneye verilmesi, kadın lehine maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesi,
erkeğin reddedilen tazminat istemleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6766, K. 2026/1272, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama