KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/7063 E., 2026/1651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1664 E., 2025/... K.
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından maddî tazminat ve nafaka miktarları ile reddedilen manevî tazminat talebi yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi, kadın lehine hükmedilen maddî tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince erkeğin karşı davasının ve fer'î taleplerinin reddine, kadının asıl davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın lehine tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî tazminat takdirine, kadının manevî tazminat talebinin ise erkeğe kusur olarak yüklenilen eylemin kadının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilmediği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. Kararın her iki taraf vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın, kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması ve boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekir.
Somut olayda kadına üç kez "boşol" şeklinde bağıran ve onu istemediğini açıkça beyan eden davalı-karşı davacı erkeğin bu kusurlu eyleminin, davacı-karşı davalı kadının kişilik değerlerine saldırı niteliğinde ve manevî tazminatı gerektirir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
O halde boşanmaya sebep olan olaylarda kusuru bulunmayan davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda manevî tazminat takdir edilmesi gerekirken, kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7063, K. 2026/1651, 16 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama