KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/7129 E., 2025/8991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1280 E., 2025/757 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/402 E., 2022/854 K.
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarih ve sayısı gösterilen hüküm erkek vekili tarafından kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi ve boşanmanın fer'îleri ve kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin davasının reddine ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.
Karara karşı erkek vekilince her iki dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesi, evlilik birliğinin sarsılmasında erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğundan bahisle, erkeğin davasının da kabulüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı erkek vekili tarafından kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi ve boşanmanın fer'îleri yönünden, kadın vekili tarafından ise erkeğin davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmiş, bu nedenle boşanma davaları henüz kesinleşmemiştir.
Dosya temyiz incelemesindeyken, İzmir 10. Aile Mahkemesinin gönderdiği müzekkereden taraflar arasında 2024/372 Esas numaralı dosyaya kayıtlı, derdest zina sebebine dayalı boşanma davası olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, davalar arasında bağlantı bulunması durumunda, davaların birleştirilmesine karar verilir. Aynı Kanun'un 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına göre, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda aralarında bağlantı varsayılır.
Boşanma davalarında tarafların kusurlarının belirlenmesi, boşanmanın eki niteliğinde bulunan maddî ve manevî tazminat, yoksulluk nafakası gibi taleplerin sağlıklı değerlendirilerek doğru karar verilebilmesi, bu davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikle değerlendirilmesiyle mümkündür. Her üç boşanma davası arasında bağlantı bulunduğundan, davaların birleştirilerek görülmek suretiyle esas hakkında hüküm kurulması için kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7129, K. 2025/8991, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama