KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/7437 E., 2025/10679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1481 E., 2025/1480 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ürgüp 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/134 E., 2025/51 K.
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından kişisel ilişki süresinin daraltılması ile nafaka miktarı ile gelecek yıllarda artış oranı konusunda olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü;
1. Davalı vekilinin nafaka artırımı davasının kabul edilen kısmına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi ile de 6100 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (6100 sayılı Kanun md. 341, 362) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 inci maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür.
Somut olayda davacı kadının nafaka artırım davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olup kabul edilen yıllık toplam nafaka miktarının dava tarihi itibariyle belirlenen temyiz kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmış olup davalı vekilinin nafaka artırım davasının kabul edilen kısmına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin reddedilen yön dışında diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7437, K. 2025/10679, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama