KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/817 E., 2025/2695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2205 E., 2024/2655 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından erkeğin zina nedeni ile açtığı davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, nafaka miktarları yönünden, davacı-davalı erkek vekili tarafından kadının davalarının kabulü, nafakalar, tazminat ve nafaka taleplerinin reddi ve ihtiyati tedbir kararı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemelerinin, geçici hukuki korumalar hakkında verdikleri kararları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca kesin nitelikte olup temyiz edilemeyen kararlardandır. Davacı-davalı erkek vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin ara karara yönelik temyiz dilekçesinin ise 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin ise reddedilen yön dışındaki yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup her iki taraf vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/817, K. 2025/2695, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama