KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/826 E., 2025/7251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/916 E., 2024/699 K.
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/286 E., 2024/787 K.
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, lehine yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat takdir edilmemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle, davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen "erkeğe hoş geldin demediği" vakıasına ilişkin tanık beyanlarının sebep ve saiki açıklanamayan soyut beyanlar olduğu,
yine kadına yüklenen "erkeğe, ellerini yıkadın mı, temiz misin şeklinde aşağılayıcı sözler söylediği" vakıasının pandemi döneminde gerçekleştiğinin tanık beyanlarından anlaşıldığı, tanığın belirttiği eylemden sonra evliliğin devam ettiği buna göre erkeğin, kadının bu kusurunu affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerektiği, affedilen ve hoşgörüyle karşılanan vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği;
ancak Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre yine de boşanmaya sebep olan olaylarda kadının tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/826, K. 2025/7251, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama