KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/828 E., 2025/8932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/220 E., 2024/1682 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Beypazarı 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/833 E., 2023/513 K.
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından asıl davanın reddi yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise karşı davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflarca karşılıklı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası açıldığı; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda tarafların karşılıklı olarak birbirlerinin kusurlarını affettikleri ve başkaca ispatlanan bir vakıanın bulunmadığı belirtilerek her iki davanın da reddine karar verilmiştir. Verilen hükmün taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine dair karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yukarıda gösterildiği şekilde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Somut olayda; kadın tarafından erkeğe gönderilen mesajlar, erkeğin kusurlarının affına yönelik olmayıp taraflar arasındaki uyuşmazlıkların dostane bir şekilde çözüme kavuşturularak evliliğin sona erdirilmesine ilişkin atılmış bir adım olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle kadın tarafından gönderilen mesaj kayıtları ile kusurların affedildiği anlamı çıkarılamayacaktır. Hal böyle iken tarafların iddia ve savunmaları ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek her iki boşanma davası ve fer'îleri hakkında sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/828, K. 2025/8932, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama