KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/92 E., 2025/6897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2046 E., 2024/1963 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/615 E., 2024/488 K.
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, velâyet, kişisel ilişki, maddî ve manevî tazminat ile tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakaları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosya içerisindeki mevcut ve inkar edilmeyen mesaj içerikleri ile davacı erkeğin tanıkları .. ve ..'ın beyanlarına göre kadının erkeğe karşı hakaret eylemini gerçekleştirdiğinin ve kadına hakaret eyleminin de kusur olarak eklenmesi gerektiğinin,
kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de erkeğin daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat fazladır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/92, K. 2025/6897, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama