KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2026/619 E., 2026/2010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/... E., 2024/1578 K.
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, asıl davada reddedilen ve karşı davada kabul edilen talepler yönünden tehir-i icra talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Davacı-karşı davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde tehir-i icra talebinde bulunmuş ise de; 24.11.2021 tarihinde kabul edilen ve 29.11.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı "İcra ve İflas Kanunu ile Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanununun 5. Maddesi gereğince 2004 sayılı Kanunun 36. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan "Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay'dan ibaresi" takibin yapıldığı yer İcra Mahkemesinden" şeklinde değiştirilmiştir. Kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup herhangi bir geçiş hükmü de konulmamıştır. Bu değişiklik gereğince yürürlük tarihinden itibaren Dairemizden icranın geri bırakılması kararı istenmesinde hukuki yarar bulunmayıp, talep konusunda temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin reddedilen yön dışında diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/619, K. 2026/2010, 23 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama