İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Ceza Dairesi

YARGITAY · 20. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/1372 K.2018/5887

uyuşturucu madde bulundurmak Suç Tarihleri : 1-) ... açısından 06.10.2011 2-) ... açısından 15.09.2011, 16.09.2011 ve 16.11.2011 3-) ... açısından 06.10.2011 4-) ... açısından 06.10.2011 5-) ... açısından 26.09.2011 6-) ... açısından 06.10.2011 7-) ...…

Esas2016/1372Karar2018/5887Tarih11 Aralık 2018Okuma11 dk · 2.146 kelime

KÜNYE

20. Ceza Dairesi 2016/1372 E., 2018/5887 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2018
Mahkeme
BAFRA Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar
Uyuşturucu madde ticareti yapma, kullanmak için
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.146 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

uyuşturucu madde bulundurmak Suç Tarihleri : 1-) ... açısından 06.10.2011 2-) ... açısından 15.09.2011, 16.09.2011 ve 16.11.2011 3-) ... açısından 06.10.2011 4-) ... açısından 06.10.2011 5-) ... açısından 26.09.2011 6-) ... açısından 06.10.2011 7-) ... açısından 16.12.2011 8-) ... açısından 06.10.2011 9-) ... açısından 06.10.2011 10-) ... açısından 16.09.2011 ve 16.12.2011 11-) ... açısından 16.09.2011 12-) ... açısından 06.10.2011 13-) ... açısından 26.09.2011 Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;

Temyiz incelemesi, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının süresine göre, 5320 sayılı Kanun'un 8/1, 1412 sayılı CMK'nın 318. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-) İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu esrardan alınan tanık numunenin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2-) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

3-) İnfaza ilişkin olan ve infaz sırasında değerlendirilmesi gereken sanığa verilmiş olan adli para cezasının süresinde ödenmediği takdirde cezanın 5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki yasanın 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;

1-) Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin kısmına "İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu esrardan alınan tanık numunenin TCK’nın 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi,

2-) TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi,

3-) Hüküm fıkrasının sanığın verilen adli para cezasının süresinde ödenmemesine ilişkin bölümünde yer alan "taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geriye kalan kısmın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine "verilen adli para cezasının süresinde ödenmemesi halinde cezanın geri kalan kısmının tamamen tahsil edileceğinin ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;

Temyiz incelemesi, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının süresine göre, 5320 sayılı Kanun'un 8/1, 1412 sayılı CMK'nın 318. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı,

vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-) Suç tarihli olay yakalama ve el koyma tutanağı uyarınca sanıklar ... ve ... tarafından İstanbul iline sanığa satmak için getirilen suça konu 1984 gr esrarın tesliminden hemen önce güvenlik güçleri tarafından ele geçirildiği anlaşılmakla; sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından hükmolunan temel cezadan TCK'nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden sanığa fazla ceza tayini,

2-) Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 06.10.2011 tarihli “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de; iddianamede 25-30.09.2011 olarak açıklanan olayda uyuşturucu maddenin ele geçmemiş olmasına karşın, eylemin sabit görülerek sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

3-) İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu esrardan alınan tanık numunenin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4-) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

5-) İnfaza ilişkin olan ve infaz sırasında değerlendirilmesi gereken sanığa verilmiş olan adli para cezasının süresinde ödenmediği takdirde cezanın 5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki yasanın 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

C-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-) Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 06.10.2011 tarihli “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de; iddianamede 25-30.09.2011 olarak açıklanan olayda uyuşturucu maddenin ele geçmemiş olmasına karşın, eylem sabit görülerek sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2-) İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu esrardan alınan tanık numunenin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3-) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

4-) İnfaza ilişkin olan ve infaz sırasında değerlendirilmesi gereken sanığa verilmiş olan adli para cezasının süresinde ödenmediği takdirde cezanın 5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki yasanın 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

D-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-) Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 06.10.2011 tarihli “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de; iddianamede 22.09.2011 ve 25-30.09.2011 olarak açıklanan olaylarda uyuşturucu maddenin ele geçmemiş olmasına karşın, eylemler sabit görülerek sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2-) İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu esrardan alınan tanık numunenin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3-) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

4-) İnfaza ilişkin olan ve infaz sırasında değerlendirilmesi gereken sanığa verilmiş olan adli para cezasının süresinde ödenmediği takdirde cezanın 5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki yasanın 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

E-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-) Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 05.01.2012 tarihli evinde yapılan arama nedeniyle ele geçen esrar ve THC bulaşıklı iki adet hassas terazi nedeniyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de; iddianamede geçen 16.09.2011 tarihli olayda uyuşturucu ve uyarıcı maddenin ele geçmemesi; 16.12.2011 tarihli olayda sanık ...’nun üzerinde ve oturduğu koltuğun altında ele geçen daralı 10 gr ağırlığındaki maddenin ise sanık tarafından Abdullah’a verildiğine dair delil bulunmadığı aşamada eylemlerin sabit görülerek sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2-) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

3-) İnfaza ilişkin olan ve infaz sırasında değerlendirilmesi gereken sanığa verilmiş olan adli para cezasının süresinde ödenmediği takdirde cezanın 5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki yasanın 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

F-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-) Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 26.09.2011 tarihinde ikametinde yapılan aramada ele geçen net 2890 gr esrar nedeniyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de; iddianamede belirtilen 22.09.2011 ve sanık ... ile temyiz dışı sanık ... a uyuşturucu madde verdiği iddia olunan 26.09.2011 tarihli olaylarda uyuşturucu maddenin ele geçmemiş olmasına karşın, eylemler sabit görülerek sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2-) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

3-) İnfaza ilişkin olan ve infaz sırasında değerlendirilmesi gereken sanığa verilmiş olan adli para cezasının süresinde ödenmediği takdirde cezanın 5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki yasanın 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

G-) Sanık ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;

Sanık ... müdafii tarafından temyiz isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşıldığından tebliğnamdeki temyiz isteminin reddi düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanıkların savunmalarının aksine, diğer sanıkların suçuna iştirak ettiklerine ilişkin, içeriğine farklı anlam yüklenilebilecek telefon görüşmeleri dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraati yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanıklar.. ile..müdafiileri ve diğer sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,

H-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;

Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde; sanığın 28/11/2015 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında, sanığın ölüp ölmediğinin mahkemece araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,

I-) Sanıklar ... ve ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;

Kendilerinde uyuşturucu madde ele geçirilemeyen, uyuşturucu madde kullandıkları teknik yöntemlerle de belirlenmeyen sanıkların; atılı suçu işlediklerine ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yazılı biçimde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bozma nedeninin aynı konumda olan ancak temyiz talebinde bulunmayan sanık ...’a CMUK'nın 325. maddesi uyarınca SİRAYETİNE,

İ-) Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;

Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;

a-) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",

b-) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 11/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2016/1372, K. 2018/5887, 11 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Ceza Dairesi
Esas No
2016/1372
Karar No
2018/5887
Tarih
11 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/1372 K.2018/26577
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/1373 K.2018/11687
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/1374 K.2018/26807
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/1375 K.2018/26808
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/1375 K.2018/8374
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/1375 K.2018/7668

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.