İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Ceza Dairesi

YARGITAY · 20. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/1510 K.2018/2834

Dosya incelendi.

Esas2018/1510Karar2018/2834Tarih20 Haziran 2018Okuma6 dk · 1.135 kelime

KÜNYE

20. Ceza Dairesi 2018/1510 E., 2018/2834 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Haziran 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.135 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

1- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;

Hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, tutuklu sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 08/11/2016 tarihli dilekçesinde “ ... bana verilen bu cezayı kabul ediyorum dosyamın onaylanıp Adıyaman E-tipi kapalı cezaevine gönderilmesini istiyorum...”, 26/01/2017 havale tarihli dilekçesinde “ ... yeni çıkan kararnameye göre açık hakkım dolmuştur mağdurum temyiz hakkımdan vazgeçiyorum.

Cezamın onaylanıp biran önce Adıyaman E tipi kapalı cezaevinde gönderilmesini istiyorum. ...” 21/02/2017 tarihli dilekçesinde “... temyiz hakkımdan vazgeçiyorum.

Dosyamın acilen onaylanıp Adıyaman E- Tipi Kapalı cezaevine gönderilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.” 20/03/2017 tarihli dilekçesinde “... dosyamın biran önce onaylanıp Adıyaman E Tipi Kapalı cezaevine gönderilmesini ...” 27/10/2017 tarihli dilekçesinde “ ... dosyamın biran önce neticelenmesini ve onaylanmasını istiyorum. ...” ve 07/05/2018 tarihli dilekçesinde “... ben mağdurum ailem mağdurdur onun için dosyamın biran önce arşivden çıkıp onaylanmasını istiyorum. ...” şeklindeki beyanlarının temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olduğu anlaşıldığından, temyizden vazgeçme nedeniyle hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2- Sanık Eyüp Ornavak hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanığın yüzüne karşı 16.02.2016 tarihinde tefhim edilen hükmün, sanık tarafından süresinden sonra 26/02/2016 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteğinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,

3- Sanıklar ..., ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Temel cezanın, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı nedeniyle aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık ... ve ... yönünden "28.07.2013" yerine sanıkların tamamı hakkında "2013" olarak yazılması,

2-24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ...’ın temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;

1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 28.07.2013 olarak yazılması,

2-TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine "Sanıklar hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması, suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

4- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık ... yönünden "28.07.2013 -28.12.2013”, ... yönünden “16.08.2013” ... yönünden “16.08.2013” ... yönünden “ 16.08.2013” ... yönünden “ 16.08.2018” ... yönünden 20.08.2013, ... yönünden “ 20.08.2013” ... ve ... yönünden “ 28.12.2013” ... ve ... yönünden “ 17.09.2013” yerine sanıkların tamamı hakkında “2013” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,

Kanuna aykırı, ,sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafiileri ile sanıklar ..., ... ve ...’ün temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;

TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine "Sanıklar hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması, suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

5- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık ... yönünden "28.07.2013 – 19.11.2013" yerine "2013" olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanık ...’ın 28.07.2013 tarihli “ uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de;

İddianamede 7 olay olarak açıklanan ve mahkemenin 6. olay olarak kabul ettiği 19.11.2013 tarihli eylem ile ilgili olarak Sanık ... hakkında Kahta Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/2135 soruşturma sayılı dosyasından yürütülen soruşturma neticesinde TCK’nın 191/1.f.2.c maddesinden kamu davasının açıldığı ve sanık hakkında Kahta Sulh Ceza Mahkemesinin 30.05.2014 tarih ve 2014/76 esas – 2014/165 karar sayılı ilamı ile TCK’nın 191/2 maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiğinden sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,

24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, suçun niteliği, tutuklu kalınan süre, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanığın tahliye talebinin REDDİNE,

6 - Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,

1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık ... yönünden "19.11.2013" yerine "2013" olarak yazılması,

2- Sanık ...’ın işlediği iddia edilen 19.11.2013 tarihli olaya ilişkin olarak dosya arasında herhangi bir evraka rastlanılmadığından, olayla ilgili olarak olay yakalama tutanağı, ekspertiz raporu, tape kayıtları, tüm soruşturma evrakının aslı veya onaylı suretinin dosya içerisine alınması ve söz konusu olayla ilgili olarak bir kısım sanıklar ... ..., ... ... hakkında kamu davası açıldığı anlaşıldığında, söz konusu şahıslar hakkında yürütülen Kahta Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/76 E. sayılı dosyanın aslı veya onaylı suretinin dosya içerisine alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,

3- 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA;

7- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;

Tape kayıtları, sanıkların ifadeleri ve dilekçe içeriğinden, sanık ...’ın, sanık ...’i arattırdığı görüşmeden sonraki tape kayıtlarından sanık ...’ın 16.08.2013 tarihinde yakalanan uyuşturucu maddeleri sanık ...’ün talimatıyla sanık ...’dan teslim aldığı anlaşılmakla, kendisinde uyuşturucu madde ele geçirilemeyen sanık ...’ün savunmasının aksine üzerine atılı suçu işlediğine ve diğer sanıkların suçuna iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden "16.08.2013" yerine "2013" olarak yazılması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

20/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2018/1510, K. 2018/2834, 20 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Ceza Dairesi
Esas No
2018/1510
Karar No
2018/2834
Tarih
20 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2018/1511 K.2018/12406
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/1511 K.2018/4916
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/1512 K.2018/6078
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/1512 K.2018/4926
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/1512 K.2018/2860
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/1513 K.2018/4351

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.