İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Ceza Dairesi

YARGITAY · 20. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/5818 K.2019/4026

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan sanık ... hakkındaki İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2015/58 esas, 2015/159 sayılı ve İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli ve…

Esas2018/5818Karar2019/4026Tarih3 Temmuz 2019Okuma7 dk · 1.389 kelime

KÜNYE

20. Ceza Dairesi 2018/5818 E., 2019/4026 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.389 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan sanık ... hakkındaki İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2015/58 esas, 2015/159 sayılı ve İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli ve 2016/344 esas, 2016/441 sayılı kararlarının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 21/11/2018 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A-)Konuyla İlgili Bilgiler:

İncelenen dosyadan;

1- Sanık hakkında 28/01/2014 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu nedeni ile, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03/03/2014 tarihli ve 2014/19449 soruşturma, 2014/7887 esas, 2014/3873 sayılı iddianamesi ile TCK’nın 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,

2- İzmir 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/03/2014 tarihli, 2014/328 esas ve 2014/281 sayılı kararı ile; TCK’nın 191/2. maddesi gereğince sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 17/03/2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,

3-İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09/06/2014 tarihli 2014/3310 DS sayılı çağrı yazısının 23/06/2014 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, yasal süresi içerisinde müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılarak 25/11/2014 tarihinde savcılığa gönderildiği,

4-Kanun yararına bozma istemine konu, İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli, 2015/58 esas ve 2015/159 sayılı kararı ile, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 09/04/2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,

5-Sanığın denetim süresi içerisinde 12/04/2015 tarihinde işlediği hakaret suçu nedeniyle, İzmir 9. Asliye Ceza mahkemesinin 14/12/2015 tarihli 2015/629 esas ve 2015/967 sayılı ilamı ile; TCK’nın 125/1 ve 62.maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına kesin olarak karar verildiği,

6-İhbar üzerine kanun yararına bozma istemine konu İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli, 2016/344 esas ve 2016/441 sayılı karar ile; hükmün açıklanmasına, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 29/06/2016 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ...’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirine tabî tutulmasına dair İzmir 6. Sulh (kapatılan) Ceza Mahkemesinin 10/03/2014 tarihli ve 2014/328 esas, 2014/281 sayılı kararını müteakip, denetimli serbestlik müdürlüğünce ihtara rağmen yükümlülük ihlâlinde ısrar edildiğinden bahisle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine, açılan kamu davası sonucunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2015/58 esas, 2015/159 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli ve 2016/344 esas, 2016/441 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/12/2015 tarihli ve 2015/1717 esas, 2015/33429 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı,

bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında davaya devam olunacağı nazara alındığında, somut olayda sanık hakkında İzmir 6. Sulh (kapatılan) Ceza Mahkemesinin 10/03/2014 tarihli ve 2014/328 esas,

2014/281 sayılı kararı ile denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı ve bu kararın yerine getirilmesi için sanığa İzmir Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünün 09/06/2014 tarihli ve 2014/3310 DS sayılı yazısı ile 10 gün içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurması konusunda çıkarılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 23/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğden sonra ısrar etmiş sayılacağına yönelik uyarılı tebligatın yapılmadığı,

bu hâlde sanığın denetim yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilemeyeceği ve ısrar koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeksizin, İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2015/58 esas, 2015/159 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmesinde ve anılan kararı müteakip sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanarak İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli ve 2016/344 esas,

2016/441 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2015/58 esas, 2015/159 sayılı ve İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli ve 2016/344 esas, 2016/441 sayılı kararlarının bozulması istenilmiştir.

C-)Konunun Değerlendirilmesi: Sanık hakkında İzmir 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/03/2014 tarihli, 2014/328 esas ve 2014/281 sayılı kararı ile TCK’nın 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında;

Sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması,

bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında davaya devam olunacağı dikkate alındığında, somut olayda sanık hakkında İzmir 6. Sulh (kapatılan) Ceza Mahkemesinin 10/03/2014 tarihli ve 2014/328 esas, 2014/281 sayılı kararı ile denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı ve bu kararın yerine getirilmesi için sanığa İzmir Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünün 09/06/2014 tarihli ve 2014/3310 DS sayılı yazısı ile 10 gün içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurması konusunda çıkarılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 23/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği,

bu tebliğden sonra ısrar etmiş sayılacağına yönelik uyarılı tebligatın yapılmadığı, bu hâlde sanığın denetim yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilemeyeceği ve ısrar koşulunun gerçekleşmediği, mahkemece durma kararı verilerek infazın sonucunun beklenmesi gerektiği gözetilmeden İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2015/58 esas, 2015/159 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine,

5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmesi ve karardan sonra sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanarak İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli ve 2016/344 esas, 2016/441 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir.

Ancak; İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 19/01/2015 tarihli cevabi yazısının incelenmesinde, sanığın 28/01/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu, İzmir 22.Sulh Ceza Mahkemesinin 28/02/2013 tarihli ve 2012/1105 esas,2013/162 sayılı kararı ile verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediği,

Anlaşıldığından. “Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2015/58 esas, 2015/159 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine,

5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmesi ve karardan sonra sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanarak İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli ve 2016/344 esas, 2016/441 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

D-)Karar:

Açıklanan nedenlere göre. 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden.

İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2015/58 esas, 2015/159 sayılı ve İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli ve 2016/344 esas, 2016/441 sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 309.

SONUÇ / HÜKÜM

Maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,03/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2018/5818, K. 2019/4026, 3 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Ceza Dairesi
Esas No
2018/5818
Karar No
2019/4026
Tarih
3 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/5819 K.2019/4027
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/5819 K.2019/5920
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/5820 K.2019/4028
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/5821 K.2019/4221
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5821 K.2019/5062
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/5822 K.2019/4222

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.