Davacı ... Boz, 10/03/2000 günlü dilekçe ile ...
Beldesi Bükbeleni mevkiinde bulunan ve kadastro çalışmalarında tesbit dışı bırakılan 50 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın imar, ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini istemiş, davanın açılmasından sonra 24/04/2000 tarihinde taşınmazın bir bölümü 2006 parsel numarası ile idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edilmesi üzerine, davacı Hazine aleyhine ayrıca tapu iptali ve tescil davası açmış, her iki dava birleştirildikten sonra,
mahkemece 29/03/2002 günlü kararla davanın kısmen kabulüne, 13/02/2002 tarihli ... bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 3832,19 m2 , (B) ile gösterilen 117306 m2, (C) ile gösterilen 444.22 m2, 2066 sayılı parselin (D) ile gösterilen 60238.94 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı ... Boz adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün Hazine tarafından temyizi üzerine 8. Hukuk Dairesinin 20/03/2003 gün ve 2003/1436- 1751 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle. "Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre taşınmazın Hazine adına tescil edildiği ve imar planının düzenlendiği tarihe kadar davacı tarafından kazanıldığı kanıtlanmış olduğuna göre, kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de, 2066 sayılı parselin idari yoldan Hazine adına tesciline ilişkin belgelerde ...
Jandarma Komutanlığına tahsis edileceği belirtildiği, Belediye Başkanlığının 21/06/2001 günlü yazısında da taşınmazın tahsis edildiği açıklandığı, bir yerin 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca, tapuya tesciline karar verilmesi için diğer olumsuz koşulları yanında taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilmeyen bir yer olması gerekeceği, belediye sınırları içinde bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilen bir yerin ihya yolu ile kazanılmasının yasaklandığı,
kazanma koşulları oluştuktan sonra tahsis edilmesi halinde de tapuya tescilinin mümkün olamayacağı, taşınmazın Jandarma Komutanlığına tahsis edilip, edilmediğinin Jandarma Genel Komutanlığından ve Hazineden sorulması, tahsis mevcut ise bir yeri özel mülkiyet şeklinde tapuya tescili mümkün olamayacağından davacının mülkiyetinin tesbitine karar verilmesi, tahsis yok ise şimdiki gibi hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.
Bozmadan sonra dava Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2003/1103 esasını almıştır. ... ... ve ... ... tarafından 16/01/2002 günlü dilekçe ile ... Kasabası Bükbeleni mevkiinde bulunan ve 1958 sayılı parsele bitişik olan 70614 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği
nedeniyle adlarına tesciline ilişkin Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2002/70 Esasında açtıkları dava ile ... Boz tarafından açılan ve Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2003/1103 Esasında görülen dava irtibat nedeniyle birleştirilerek, Yargılama Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2002/70 Esasında görülerek mahkemece, davacı gerçek kişilerin davalarının reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Boz vekili ile, davacılar ... ... ve ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili ile ihdasen Hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 26/04/1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastro işlemi ise 1958- 1960 yılları arasında yapılarak kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara kararın dayandığı gerekçeye ve ... Boz tarafından açılan davada, 8. Hukuk Dairesi tarafından verilen bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulduğuna, ihdasen Hazine adına tescil edilen 77711,29 m2 yüzölçümündeki 2066 sayılı parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "...
Jandarma Komutanlığı" yeri olarak ayrıldığı ve halen de boş bulunduğu nedeniyle, Hizmet binası ve Eğitim Tesisleri yapılmak üzere, 178 Sayılı Kanun hükmündeki kararnamenin 13. maddesi gereğince 2 yıllığına 11/09/2001 günlü defterdarlık oluruyla, Milli Emlak Müdürlüğü tarafından İçişleri Bakanlığına (Jandarma Genel Komutanlığına) tahsis edildiği, tahsisin 11/09/2003 ve 10/09/2005 tarihlerinde 2 yıl süreyle uzatıldığına, 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince kamu hizmetine tahsis edilen taşınmazın imar ihya yolu ile kazanılmasının olanaklı olmadığına, bu nedenle davacılar ...
Boz ile ... ve ...
Bağışların 2066 sayılı parsel içinde kalan bölümlere ilişkin açtıkları davanın dinlenme olanağı bulunmadığına, esasen gerek 2066 sayılı parsel içinde kalıp tapu iptali ve tescil davasına konu olan, gerekse 2066 sayılı parselin dışında kalıp, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince tescili istenen taşınmazların yörede 1958- 1960 yıllarında yapılan genel kadastro sırasında bitişiğindeki 95 sayılı parsel ve çevredeki geniş araziyle birlikte paftasında "Devlet Ormanı" yazılmak suretiyle tapulama harici bırakıldıklarına,
taşınmazların kadastro paftasında orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tapulama harici bırakılarak orman olduğu belirlendiğine göre, ancak; yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edileceği ve tahdidin kesinleşme tarihinin zilyetliğin başlangıcına esas teşkil edeceği, başka bir anlatımla yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleşeceği güne kadar taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden o tarihe kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, Yüksek Yargıtay H.G.K.nun 24/10/2001 gün, 18/02/1998 gün, 1998/8- 15/129 ve 2000/8- 1264/1250 ve 24/10/2001 gün,
2001/8- 964/751 ve 12/05/2004 gün 2004/8-242/292 sayılı kararların da aynı yönde bulunduğuna, yörede 26/04/1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda, taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldıklarına Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için orman kadastro işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekeceğine, taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılma işleminin yapılıp kesinleştiği,
26/04/1986 tarihi ile temyize konu davaların açıldığı tarihler arasında 20 yıllık yasal kazanım süresinin dolmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve
yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin ... Boz, 450.00.- YTL. vekalet ücretinin ise ... ve ... Bağışlardan alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 26/08/2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.