İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/10370 K.2006/12295

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

Esas2006/10370Karar2006/12295Tarih28 Eylül 2006Okuma5 dk · 1.054 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10370 E., 2006/12295 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Eylül 2006
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.054 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.02.2003 gün ve 2003/17-350 sayılı bozma kararında özetle.

“Hükme dayanak alınan 04.10.2000 Hakim havale tarihli uzman ve ... bilirkişi raporuna ek krokide dava konusu taşınmaz (A) “1025.76 m2”, (B) “1419.79 m2”, (C) “868.07 m2” bölümlere ayrılarak incelendiği, (C) ile gösterilen 868.07 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin temyiz bulunmadığından, hükmün redde ilişkin bu bölümünün kesinleştiği, gerçek kişi adına tescillerine karar verilen (A) ve (B) bölümleri yönünden; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi, (B) bölümü yönünden kanıtların yanlış değerlendirildiği, bir taşınmazın tescile konu olabilmesi için öncelikle tapuda kayıtlı olmaması,

orman-mera, ... ve kışlak gibi kamu malı niteliğindeki yerlerden bulunmaması ve 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde yer alan koşulların davacı yararına oluşmasının gerektiği, bu nedenle;

1) Taşınmazın (B) ile gösterilen bölümü yönünden, H.Y.U.Y.nın 237. maddesi hükmü anlamında kesin hüküm niteliğindeki, orman tahdidinin iptaline ilişkin 13.12.1996 tarih ve 1996/26-140 karar kapsamında olduğunun belirlendiği, ancak, 08.10.1999 günlü jeolog bilirkişi raporunda bu bölümün, “yoğun olarak 1-15 cm boylarında taşlar bulunan, çakıl taşlı ve kısmen kumlu ... yapısına sahip,

gerekli imar-ihya çalışması yapılmayan kültür arazisi niteliğini kazanmamış yer” olduğunun ve yine 12.07.1999 günlü ... uzmanı bilirkişinin de katıldığı rapor içeriğinde “% 20 meyilde orman ağacı ve yer yer maki diri örtüsüne haiz işlenmemiş orman toprağı yapısında” bulunduğunun bildirildiği, eylemli biçimde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliğindeki taşınmazın (B) bölümü hakkında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği,

2) (A) bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden; bu bölümün 187 ve 188 sayılı tapulama parsellerine komşu olduğu, bu parsellerin Tapulama Mahkemesinin 30.03.1983 tarih 1981/339-93 sayılı kararı gereği tapuya tescil edildiği, hüküm dosyasının incelenmesinde: kadastro sırasında 64 sayılı parselin kesinleşen orman sınırları dışında kalan bölümünün, 187 parsel numarası ile kişi adına, orman sınırları içinde kalan bölümünün ise, 188 parsel numarası ve orman niteliğiyle Hazine adına tescil edildiği,

hükmün dayandığı bilirkişi rapor ve krokisine göre, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda, 3180-3181 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile büyük bir bölümünün orman sınırları içinde bırakıldığı, oysa temyiz incelemesine konu bilirkişi raporunun, 4785 Sayılı Yasa gözetilerek yapılan orman kadastrosu ile belirlenen ve 56 ile 57 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattına irtibatlandırılıp, orman sınırları dışında bırakıldığının bildirildiği,

bu çelişki giderilmediği gibi, çekişmeli taşınmazın geniş çevresi ile orman sınır hattının irtibatlandırıldığı krokisi çizilmediği için denetime olanak vermediği, bu nedenlerle hükme dayanak yapılan bilirkişi krokisinin

yetersiz olduğu, bu nedenlerle, mahkemece 1942 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidine, 3302 Sayılı Yasa uygulamalarına ait tutanaklar ve haritalar ile 1953 yılında yapılan genel arazi kadastro paftasının eksiksiz olarak getirtilmesi, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişiler aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte tutanaklardaki orman sınır noktalarının arazide birer birer bulunup ölçülerek yöntemince zemindeki yerlerinin belirlenmesi,

3116 ve 3302 Sayılı Yasalar uygulamalarına ait tahdit haritaları ile kadastro paftalarının ayrı ayrı uygulanıp, özel aletlerle ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırılması, çekişmeli taşınmazın, orman sınır hatlarına göre konumunun saptanması, taşınmazın 1942 orman kadastrosu, 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek yapılan orman kadastrosu ve aplikasyon işlemlerine ilişkin orman sınır hatlarına irtibatlı müşterek imzalı kroki düzenlettirilmesi ve bilimsel verileri içeren rapor alınması,

açıklanan yöntemle yapılacak uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün kısmen veya tamamen 1942 tahdit haritasına göre orman sınırları içinde kaldığı veya 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahditte dışta kalmasına karşın 3302 Sayılı Yasa uygulaması sırasında orman sınırları içine alındığı veya 2/B maddesine konu edildiğinin saptanması halinde, bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen bölüme ilişkin bozma kararına uyulup, (A) ile gösterilen bölüme ilişkin bozma kararına DİRENİLMESİNE karar verildikten sonra, davanın KISMEN KABULÜNE, ... köyü Avlu kürü mevkiindeki ... bilirkişi ... ... ve Orman Bilirkişi Ergin Ekenin 04.10.2000 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen kahverengi ile boyanmış 1025.76 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ... ... adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (B) ve ( C ) ile gösterilen bölümlere ilişkin davanın REDDİNE, karar verilmiş,

hüküm davalı yönetimler tarafından çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümüne, davacı gerçek kişi tarafından ise çekişmeli taşınmazın (B) ve (C ) ile gösterilen bölümlerine ilişkin olarak temiz edilmiştir.

Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2006 gün ve Esas 2006/20-141, Karar 2006/134 sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölüme ilişkin yerel mahkemenin direnme hükmü, Özel Dairenin bozma gerekçeleri benimsenip, Özel Dairenin bozma kararına uyulması gereğine değinerek bozmuş, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarını incelemek üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.

Yukarıda açıklandığı gibi, çekişmeli taşınmazın (C ) ile gösterilen bölümüne ilişkin yerel mahkemenin ilk kararı kesinleşip, (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin direnme hükmü Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca bozulduğundan, Dairemizce dava gerçek kişinin çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının incelemesi yapılacaktır.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 10.11.1993 tarihinde 4785 Sayılı Yasanın da gözetildiği dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.

Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastro işlemi 1953 yılında yapılmış, bu çalışmada devlet ... ormanı olarak tespit dışı bırakılmıştır. Kadastro paftasının düzenlenme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir..

1) ... Köyü Avlukürü mevkiinde bulunan ve 04.10.2000 havale tarihli müşterek uzman ve ... elemanı bilirkişi krokisinde çekişmeli taşınmazın (C) ile gösterilen bölüme ilişkin davanın reddi yönündeki, yerel mahkemenin 17.07.2001 gün ve 1998/246-247 sayılı kararının sadece davalı yönetimlerce temyiz edilip, davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmemekle onun aleyhine kesinleştiği, mahkemece bu bölüm için yeniden davanın reddine ilişkin hüküm kurulmasının sonuca etkili olmadığı ve davacı gerçek kişi aleyhine ... bir hüküm getirmediğinden, kararı temyizde davacı gerçek kişinin hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından,davacı gerçek kişinin, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen 868.07 m2 bölümüne ilişkin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2) Davacı gerçek kişinin çekişmeli taşımazın bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 1419.79 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 28/09/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10370, K. 2006/12295, 28 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/10370
Karar No
2006/12295
Tarih
28 Eylül 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/10371 K.2006/9322
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/10371 K.2006/9284
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/10371 K.2006/12393
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/10372 K.2006/12363
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/10373 K.2006/8978
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/10374 K.2006/12367

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.