KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10425 E., 2006/13828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR
Kadastro sırasında ... köyü, ... mevkii, 133 ada 18 parsel sayılı 2885 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman kadastro komisyonunca orman olarak sınırlandırılıp, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kesin süreye uyulmadığı gerekçesiyle REDDİNE karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından davalı Yönetimler yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacı taraf keşif giderlerinin ödenmesi için kendisine verilen kesin süreye uymadığından, mevcut deliller ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Ancak, 3402 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adın orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak davalarda, 6831 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince Hazine ve Orman Yönetiminin davalı sıfatı bulunduğu ve Orman Yönetimi ile Hazine ayrı ayrı kendilerini vekille temsil ettirip, dava red edildiğinden, davalı yönetimler yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yönetimlerin her ikisine birden bir vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10425, K. 2006/13828, 19 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama