KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/11178 E., 2006/12014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., ...-Merkez 148 ada ve 1 parsel sayılı taşınmazın yörede 1987 tarihinde yapılan ve 20.02.1989 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, (B)= 114,76 m2 kısmın davalı ..., (A)= 480,83 m2 kısmın ise tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 7 ila 12 OS nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece yapılan keşiflerde yerel bilirkişi yardımıyla orman tahdidi ve 2/B uygulamasına ilişkin tutanaklarda tarif edilen orman sınır noktalarının zeminde nasıl saptandığı, tutanaklarda bahsi geçen mevki ve yerlerin nasıl belirlendiği raporda açıklanmamıştır.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği, orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir. Tutanaklar ile harita arasında çelişki olması halinde aslolan tutanaklardır.
Bu nedenlerle, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, tutanaklarda bahsi geçen sabit mevki ve yer adları konusunda yerel bilirkişisi ifadelerinden yararlanılarak ve kadastro sırasında 23 ada 7 parselin ...
Borucu adına, 23 ada 8 ve 52 parsellerin Hazine adına yazıldığı, daha sonra da tapulama mahkemesi kararı ile 23 ada 8 parselin ... ... Eğilmez ve arkadaşları adlarına tescil edildiği, 52 parselin de tapulama mahkemesi kararı ile 23 ada 111, 112 ve 113 parsellere ayrıldığı, 111 parselin ...
Borucu, 112 ve 113 parsellerin Hazine adına tescil edildiği anlaşıldığından ve tahdit tutanaklarında 1 nolu orman sınır noktasının ... kenarında yerli kayaya konulduğu, 6 nolu orman sınır noktasının ... ...'ın arazisinin kuzey kenarı üzerine 7 nolu orman sınır noktasının ... Borucu zeytinliğinin güneybatı kenarı üzerine, 8 nolu
orman sınır noktasının Hazineye ait zeytinliğin güneydoğu köşesine, 9 nolu orman sınır noktasının Hazineye ait zeytinliğin doğu hududu, 10 nolu orman sınır noktasının eski askeri deponun 40 metre doğusuna, 11 nolu orman sınır noktasının askeri deponun 20 metre kuzeydoğusuna, 12 nolu orman sınır noktasının 275 grat semt açısı ile 96 metre düz hatla gidilerek ...
Borucu zeytinliğinin kuzeydoğu köşesine ve zeytinlik içindeki evin 80 metre kuzeyine ve taşduvar üzerine konulduğu belirtildiğine göre orman kadastro tutanaklarında belirtilen bu noktaların ... kenarındaki 1 nolu orman sınır noktasından başlanarak 12 nolu orman sınır noktasına kadar ifrazdan önceki kadastro parselleri sınırları da gösterilmek suretiyle 1988 tahdidi ve 2/B uygulamasına ilişkin tutanaklar ve haritalar ile arazi kadastro paftası, 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle,
çekişmeli taşınmaza geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanmalı, zeminde bulunamayan orman sınır noktaları, bulunan diğer orman sınır noktalarından hareketle, tutanak ve haritadaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup zeminde işaretlenmeli, uygulamada haritaların yapımında kullanılan ... fotoğraflarından yararlanılmalı, çekişmeli taşınmazın 1988 tahdit hattına ve 2/B uygulaması ile belirlenen hatta göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, çelişki halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve genel arazi kadastro paftasındaki yerine itibar edilemeyeceği,
tutanaklarda yön ve mesafe olarak tarif edilen ve haritaların yapımında kullanılan ... fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edilmesi gerektiği bilinmeli; bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren ayrı renk ve kalemlerle işaretli, orman tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, kroki üzerinde kadastro parselleri ile birlikte mevcut imar parselleri de gösterilmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan yönler gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/11178, K. 2006/12014, 25 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama