KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/11260 E., 2006/14001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 200 ada 32 parsel sayılı 2935 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan uzman bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan 02.05.2006 havale tarihli raporda taşınmaz üzerinde 5 adet ... meşesi olduğu bildirilmiş, krokide (A) rumuzu ile gösterilen kısmın memleket haritasında ... olarak işaretlendiği açıklanmıştır.
Dosya içerisindeki kadastro mühendisi ... ... ile orman bilirkişisi ... ... tarafından düzenlenen memleket haritası ile pafta ölçeklerinin denkleştirilmesiyle oluşturulan krokide taşınmazın kısmen yeşil alan içerisinde kalmakta olduğu, parsel üzerinde bağ bulunduğunu gösteren sembollere rastlanmadığı gibi ziraat mühendisi ... ... raporunda, parsel üzerinde meşe palamudu bulunduğu ifade edilen arazide keşif günü itibari ile tarımsal işlemin yapılmadığı tesbit edilmiştir.
Bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığından uyuşmazlığın çözümünde yetersiz kalmaktadır.
Mahkemece, raporlar arasındaki çelişki üzerinde durularak giderilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece; önceki bilirkişi dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte memleket haritası, ... fotoğrafı ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.. 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da
-2- 2006/11260-14001
03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/11260, K. 2006/14001, 30 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama