KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/11464 E., 2006/14433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., Çekmeköy Köyü 14 parsel sayılı taşınmazın 3560 m2'lik bölümünün yörede 1943 tarihinde yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dava konusu Çekmeköy Köyü 14 parselin krokide gösterilen 770 m2'lik bölümünün tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Dava konusu Çekmeköy Köyü 14 parsel 1973'de yapılan arazi kadastrosu sırasında Çekme Köyü otlakiyesi olarak tapulama dışı bırakılmış ve tesbiti bu şekilde kesinleşmiştir.
Dava konusu taşınmaz tesbit harici bir yer olduğuna göre, Hazine de davada taraf olmalıdır. Bu nedenle; öncelikle Hazine davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davaya devam edilmelidir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1943 yılında yapılıp kesinleşmiş, daha sonra 1955 yılında muhafaza ormanı sınırları ve statüsü içine alınmış, daha sonra da 25.05.1989 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile dava konusu taşınmazın da yer aldığı bölüm muhafaza orman statüsünden çıkartılmış, ancak orman sınırları içinde kalmıştır.
Her ne kadar mahkemece, kesinleşmiş tahdit haritası esas alınarak, tahdit içinde kalan bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmişse de, orman tahdidi 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce yapıldığı için orman tahdidi dışında kalan bölümler yönünden resmi belgelere dayalı inceleme yapılmadığından yapılan inceleme eksik ve hükme yeterli değildir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte.
1943 tahdidine ilişkin orman kadastro tutanakları ile orjinal tahdit haritası getirtildikten sonra tutanaklar ve tahdit haritası, mahalli bilirkişi ve orman ilirkişiler yardımıyla uygulanarak ve orman kadastro haritası ve tapulama pafta ölçekleri denkleştirilerek taşınmazın tahdit hattına göre konumu belirlenmeli, tutanaklar ile tahdit haritasının çelişmesi halinde tutanaklara değer verileceği gözönünde bulundurulmalı, taşınmazın tahdit hattı içinde kalan bölümleri orman niteliğiyle Hazin adına
tescil edilmeli, tahdit hattı dışında kalan bölümleri ise orman tahdidi 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 17.07.1945 tarihinden önce yapıldığına göre, bu durumda mahkemece eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasında seçilecek üç uzman bir fen bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazın, bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45.maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 ... ve 31/13 E.K..
14.03.1989 ... ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 ... ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı , öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli;
ayrıca Bakanlar Kurulunun 28/12/1955 ... ve 4/6403 sayılı kararı ile muhafaza ormanı statüsüne alınan ve 12/03/1956 tarihli 9256 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğü giren muhafaza ormanı sınırları da çizilecek kroki üzerinde gösterilerek, 1989 yılında muhafaza ormanı sınırlarından çıkartılan bölüm de ayrıca kroki üzerinde işaretlenmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/11464, K. 2006/14433, 9 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama