KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/12970 E., 2006/15971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 171 ada 17 parsel sayılı 3455.08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya içeresindeki 17.06.2005 havale tarihli uzman bilrikişi Hasan Aslan tarafından hazırlanıp dosyaya sunulan raporda dava konusu 17 nolu parselin orjinal-renkli memleket haritası ile kadastro ölçeklerinin birbirlerine çevrilerek 17 nolu parsel ile yakın komşu parsellere aplike edilmesi sonucu, parselin tamamının açık alan ve orman sayılmayan yerlerden olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Oysa bu belgede parselin tamamı orman sayılmayan kısımda değil kısmen orman, kısmen de orman sayılmayan yerlerden görüldüğü gibi, Ziraat Bilirkişisi Cem Kazan raporunun 2. bendinde taşınmaz içerisinde veya çevresindeki taşınmazlarda muhtelif orman emvali niteliği taşıyan meşe ve ardıç v.b. ağaçların mevcut olduğunu, taşınmaz içeresinde Devlet tarafından toplu olarak oluşturulmuş, bir meşe ve ardıç ormanı mevcut olmaması,
buranın ancak kısmen tarım arazisi olarak kullanılabileceğini belirtmiş, arazinin güneydoğu kısmının da, içindeki orman ağaçlarının yaşları gözönüne alınarak uzun zamandır kullanılmadığı saptandığından rapor bu hali ile orman bilirkişinin raporu ile çelişkilidir. 71 parselin güneydoğu köşesi orman gözüktüğü halde, bu bölümün yüzölçümünün mahkemece hesaplattırılıp raporlara yansıtılmadığından hükme esas alınan rapor yeterli olmayıp bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 ... ve 31/13 E.K..
14.03.1989 ... ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 ... ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir
yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/12970, K. 2006/15971, 20 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama