İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/13344 K.2006/16611

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davalı gerçek kişinin duruşma…

Esas2006/13344Karar2006/16611Tarih30 Kasım 2006Okuma6 dk · 1.295 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/13344 E., 2006/16611 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Kasım 2006
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.295 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davalı gerçek kişinin duruşma isteminin yeterli pul eklenmediğinden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı Hazine 20.01.2000 tarihli dilekçesiyle, ... Köyü 307 sayılı parselin, 1941 yılında yapılan orman tahdidinde kısmen orman sınırları içerisindeki eylemli devlet ormanı olduğu, bu bölümün tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin 03.11.2003 tarihli teknik bilirkişi raporunda (D) ile gösterilen 7806 m2 bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (E) ile gösterilen 9914 m2 bölümün davalılar adına olan tapu kaydının eskisi gibi devamına karar verilmiş, Hüküm davalılardan ... ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1977 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 08.11.1977 tarihinde, komisyonun itirazları incelemeye ilişkin çalışmaları 31.01.1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.

Taşınmazın bulunduğu ... köyünde kadastro çalışmaları 1955 yılında yapılıp, sonuçları 30.12.1955 ila 30.01.1956 tarihleri arasında ilan edilmiştir.

... Köyü 307 parsel sayılı 20120 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Eylül 1927 tarih ve 131 numaralı tapu kaydı ile 307 ila 316, 399 ve 400 sayılı parsellerin bir bütün olduğu,ndan da söz edilerek ... ..., , ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... adlarına tesbit edilmiş, 30.12.1955 ila 30.01.1956 tarihleri arasında yapılan askı ilanı üzerine, ... ... ve müşterekleri tapuya dayanarak,

taşınmazın adlarına tescili, Orman Yönetimi ise taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla itiraz etmiş, 312 parsel sayılı 6740 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ilkin 307 sayılı parsel gibi aynı kişiler adına tesbit edilmiş, sonra taşınmazın kızılçam ormanı olarak sınırlandırıldığından söz edilmiş ve Hazine adına tesbit edilmiş, 311, 313 ve 314 parsel sayılı sırasıyla 21300 m2, 12790 m2 ve 13200 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar aynın şekilde orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, tesbite ... ..., ... ... ve ... ... itiraz etmişler, tapulama komisyonunca tesbit tutanak asılları ve ekleri Tapulama

Mahkemesine gönderilmiş, bu parsellere ilişkin davalar birleştirilmiş, mahkemece, çekişmeli 307, 311, 312, 313 ve 314 sayılı parsellerin tesbitlerinde söz edilen tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle, ... ...’ın itirazının feragat nedeniyle reddine, ... ... ve arkadaşlarını itirazlarının reddine, ... ... ve ...

Göynükün itirazlarının kabulüne, taşınmazların orman sınırları içinde kaldığı belirlenen bölümlerinin orman olarak tapulama dışı bırakılmasına orman sınırları dışında olan bölümlerinin ilk tesbit gibi itiraz eden gerçek kişiler adına, bu arada 307 sayılı parselin orman tahditi dışında kaldığı belirlenen ve (C) ile gösterilen 17720 m2 bölümünün tesbit gibi tesbit malikleri adına tesciline, (A) ve (B) ile gösterilen sırasıyla 1900 m2 ve 500 m2 bölümlerin orman sınırları içinde olduğundan orman olarak tapulama dışı bırakılmasına karar verilmiş,

Tapulama Mahkemesinin 29.09.1964 ... ve 1956/1131-2372 sayılı bu kararında Hazine davalı sıfatıyla gösterilmiş, hüküm ... ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.7.1965 tarih ve 1965/2682-4514 sayılı kararı ile onanmış, karar düzeltme yolu kullanılmadığından 6.8.1966 tarihinde kesinleştiği karar üzerine şerh verilmiş, tapuya tescil edilmiş, getirtilen 12.07.2001 tarihli kayıt örneğine göre, pay satışları ile ... ve Aşır ..., ... ..., ... ..., A. ... ..., ... ve ...

Köynük adlarına tescil edilmiştir.

Sözü edilen mahkeme kararında, sanki dava konusu tüm parseller için Hazinenin davalı sıfatı varmış gibi, parseller ayırt edilmeden, Hazine karar başlığında davalı sıfatıyla gösterilmişse de, Hazinenin davalı sıfatı orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilen 311, 312, 313 ve 314 sayılı parsellerden kaynaklanmaktadır. Hazinenin 307 sayılı gerçek kişiler adına tesbit ve tescil edilen parselle ilgili davalı sıfatı bulunmadığı gibi, Orman Yönetimi ve gerçek kişilerin açtığı davaya aktif katılımı da yoktur.

Tapulama Mahkemesinin yukarıda sözü edilen 29.09.1964 ... ve 1956/2682-4514 sayılı kararı, orman yönetimi ile davalı gerçek kişiler arasında, 307 sayılı parselin karara ekli bilirkişi krokisinde ( C ) ile gösterilen 17720 m2 bölümünün 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1941 yılında yapılan orman kadastro sınırları dışında, (A) ile gösterilen 1900 m2 ve (B) ile gösterilen 500 m2 bölümlerinin ise 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu yönünde,

başka deyişle bilirkişi krokisinde ( C ) ile gösterilen ve hükmen gerçek kişiler adına tescil edilen 17720 m2 yüzölçümündeki 307 parsel sayılı taşınmazın 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğu yönünde kesin hüküm, Hazine yönünden ise ... delil oluşturmaktadır. Ne var ki, 4785 sayılı yasa hükümlerine göre ayrık durumlar hariç tüm ormanlar devletleştirilmiştir.

Sözü edilen mahkeme kararı çekişmeli taşınmazın devletleşen orman alanı olup olmadığı yönünde kesin hüküm oluşturmaz. Yörede 4785 sayılı yasa hükümleri gözetilerek orman kadastrosu 1988 yılında yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek 15.12.1989 tarihinde kesinleşmiştir.

Bu nedenle çekişmeli taşınmazın devletleşen orman alanlarından olup olmadığı 1989 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle belirlenmeli, ayrıca, Hazine 307 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açtığından, çekişmeli taşınmazın tapu kaydı kapsamı dışındaki bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı üzerinde de durulmalıdır.

Çekişmeli 307 sayılı parselle birlikte dava dışı 311, 312, 313 ve 314 sayılı parsellere uyduğu kabul edilen Eylül 1927 tarih ve 131 sıra numaralı tapu kaydı T. Sani 1312 Y. Tarih 210, K.Evvel 1312 Y.Tarih 92 ve Nisan 1308 Y.

Tarih 113 numaralı sicillerden gelmektedir . tapu kaydı ... köyü ... boğazı mevkiindeki D: ... ... ... kızı ..., B: Yellice, K: ... ... tarlası, G: ... okuyan 25 dönüm yüzölçümündeki tarla tarla kaydı olup, Rerk ve Tadil eyledikleri tebeyyün etmekle bedel misli ile tefviz kılındı şeklinde kazanma nedeniyle ...

Evlatları ... ve diğer paydaşları adına tescil edilmiş, tapu kaydının sınırları itibariyle 90 dönüm yüzölçümünde alanı kapsadığının belirlendiğinden de söz edilerek, intikalen ve ifrazen Eylül 1927 tarih 128 ila 133 sıra numaralı sicillere gitmiştir. Eylül 1927 tarih ve 131

numaralı kadastro tesbitine de esas alınan tapu kaydı ... köyü ... boğazı mevkiinde 20 dönüm yüzölçümünde D: ... oğlu ..., B: akdere ve gök göl, K: ... ve G: Osmanca evlatları ve ... ... okuyan kayıt olup ... ... baba oğullarından ... oğlu ... ve hemşireleri ... ve Haticedir. Bu tapu kaydı çekişmeli 307 sayılı parsel dışında 311, 312, 313 ve 314 sayılı parsellerin, Tapulama Mahkemesi kararı ile hükmen orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirlenen sırasıyla 20630 m2, 6110 m2, 13200 m2 ve 10210 m2 yüzölçümündeki bölümlerini de kapsadığı kabul edilmişse de, 307 sayılı parsel yönünden Hazine bu kararın tarafı değildir.

Çekişmeli 307 sayılı parsel ile dava dışı 311, 312, 313 ve 314 sayılı parsellerin kadastro tesbit krokileri ve bilirkişi raporları birlikte incelendiğinde, bu parsellerin hiç birinin diğerine sınır olmadığı, arada kesinleşmiş orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan geniş alanların olduğu görülmektedir. 5.7.1964 tarihli keşif sonucu ... bilirkişi T....

İyican tarafından düzenlenen raporda, tesbite esas alınan Eylül 1927 tarih ve 131 numaralı tapu kaydının sınırları itibariyle çekişmeli 307, 311, 312, 313, 314 parselleri kapsadığı bildirilmiş ve mahkemece bu rapora değer verilmişse de, tapu kaydı ... ve orman tahditi içinde kalan diğer sınırları itibariyle değişebilir nitelikte sınırlar içerip kapsamı yüzölçümüne değer verilerek saptanmalıdır.

Tapu kaydı yüzölçümünden fazlaya, 307, 311, 312, 313 ve 314 sayılı parsellerin orman kadastro sınırları dışında bırakılan bölümlerine uygulandığına göre, orman sınırları içinde kalan bölümlerini de kapsadığı söylenemeyeceği gibi, esasen bu tapu kaydı orman kadastro sınırları içinde kalan kapsamı yönünden hukuki değerini yitirmiştir.

Kesinleşmiş orman kadastro haritası ile kesinleşmiş mahkeme kararı ve eki olan bilirkişi krokilerinin uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve ... elemanı bilirkişi raporlarıyla, kesinleşmiş Tapulama Mahkemesi kararının dayanağı bilirkişi krokisinde orman sınır hattının yanlış uygulandığı, taşınmazın ekli krokide (D) ile gösterilen 7806 m2 bölümünün 3302 sayılı yasa hükümlerine göre 1988 yılında yapılıp, 1989 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu,

bu bölümün eylemli yaşlı kızılçam ağaçları ile kaplı devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirlenerek Hazinenin bilirkişi krokisinde (D) ile gösterilen bölümüne ilişkin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, 30.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/13344, K. 2006/16611, 30 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/13344
Karar No
2006/16611
Tarih
30 Kasım 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/13344 K.2006/15084
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/13345 K.2006/16555
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/13345 K.2006/11743
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/13345 K.2006/13156
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/13346 K.2006/14992
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/13346 K.2006/16557

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.