Davacı Maliye Bakanlığı ile Orman ve Çevre Bakanlığı adına Hazine vekilleri tarafından açılan dava ile ... Köyü 319 sayılı parselin 1945 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastro sınırları içinde iken, 1987 yılında kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek davalılar adlarına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 319 sayılı parsel tapu kaydının iptali ile 2/B madde uyarınca Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
... Köyünde 1961 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 319 parsel sayılı 8020 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliğinde ve 493 yazım numaralı vergi kaydı ile ... ve arkadaşları adlarına tesbit edilerek tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1945 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılarak 1947 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 22/11/1982 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 22/07/1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... Köyünde 1945 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre ... Devlet Ormanlarının sınırlandırılmasının yapıldığı, ...
Devlet Ormanı sınırları içinde bulunan ve tahdit haritasında 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21 ve 22 numarada gösterilen tapusuz 36 parça taşınmazın Devlet malı (Orman) sayıldığı, 2694 ila 2705 ve 2694 orman sınır noktaları ile çevrili taşınmaz ise orman sınırları dışında bırakıldığı, sözü edilen tahdide göre çekişmeli 319 sayılı parselin ...
Devlet Ormanı sınırları içinde bulunduğu, 22/07/1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmaz 1950 yılında yapılan makiye ayırma çalışmasında makiye ayrılmışsa da bu yerlerin halen orman özelliğini koruduğu, 24/12/1962 tarihli maki tefrik raporuyla saptanarak 1963 tarihli onayla aynı idare tarafından iptal edildiğinden, makiye ayrıldığından söz etmeye olanak bulunmadığı gibi taşınmazın % 25 - 30 eğimli mahafaza makisi niteliğinde bulunduğu, muhafaza makisinin 5653 Sayılı Yasanın 1. maddesindeki istisna içinde yer aldığı,
muhafaza makilerinin Devlet Ormanı olarak kabulü gerektiği, kaldı ki; makiye ayırma işlemi iptal edilmese ve muhafaza makisi niteliğinde olmasa bile 22/03/1996 gün ve 1993 /5-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında "... makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel yasalar gereğince oluşturulan tapulara değer verileceğinin" kabul edildiği, davacının bu nitelikte bir tapu kaydının bulunmadığı, kesinleşen orman sınırı içinde kalan makiliklerin makiye ayrılacağı konusunda 5653 Sayılı Yasada ve 17/08/1950 tarihli yönetmelikte herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle somut olayda; makiye ayırma işleminin yok hükmünde olduğu,
bu tür yerler zilyetlikle kazanılamayacağı gibi makiye ayırma tarihinden kadastro tesbitinin yapıldığı 1961 yılına kadar da 20 yıllık kazandırıcı süre geçmediği gözetilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazine ile davalı gerçek kişilerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişilerden alınarak davacı Hazineye verilmesine,
aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine 10/10/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.