KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/13777 E., 2006/13189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... ..., Hazine ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
... 17.06.1970 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde Hazine ve Köy Tüzelkişiliği aleyhine açtığı tescil davası ile iki adet taşınmazın adına tescilini ist...tir. Yapılan yargılama sonucunda dava dilekçesinin 2. sırasında yazılı 14325 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı ... adına tesciline, 1. sırada yazılı taşınmazla ilgili davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karar 8. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir.
Daha sonra feragat nedeniyle red kararı verilen taşınmaza ...'nın elatmasının önlenmesi ve Hazine adına tescili istemi ile Hazine tarafından dava açılmış; davanın devamı sırasında yörede arazi kadastrosuna başlanması üzerine dava kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli yer ...
Mahallesi, ... mevkii 152 ada 22 parsel altında 23772 m2 tarla niteliği ile Şubat 1950 tarih 190 nolu ve Haziran 1987 tarih 1 nolu tapu kayıtları uygulanmak suretiyle davalı olması nedeniyle ... hanesi boş olarak tespit edilmiştir.
..., ... ve ... tarafından aynı yerle ilgili olarak açılan tescil davası ile yine aynı kişilerce tespite esas tapu kaydı maliki ... ...'ye karşı açılan tapu iptali ve tescil davaları da kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Davacılar bu yeri kayıt maliki ...'dan satın aldıklarını ileri sürmektedirler. Diğer taraftan ... ... ise, tapulu taşınmazına elattıkları iddiası ile ..., ... ... ve ...'ye karşı elatmanın önlenmesi davası açmış; bu davada kadastro mahkemesine aktarılmış ve tüm bu davalar temyize konu 1990/146 esas sayılı dava dosyasında birleştirilmiş; Orman Yönetimi taşınmazın orman olduğu iddiası ile davaya katılmıştır.
Mahkemece; çekişmeli parselin (A) ile işaretli 7000 m2'lik bölümünün 5/7 hisse itibariyle ... ..., 1/7 hisse itibariyle ..., ..., ..., 1/7 hisse itibariyle ... mirasçıları adlarına tesciline; (B) ile işaretli 17772 m2'lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; bu karar ... ..., Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme hükmü davacı ...'ye 16/01/2004 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra davacı ... tarafından 22/06/2006 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Dosya arasında bulunan Haziran 1987 tarih 1 nolu tapu kaydının incelenmesinden davacı ...'nin tesis tapusu maliklerinden ..., ..., ... ve ...'nun hisselerini satın aldığı; kendi hissesi ile birlikte 5/7 hisse sahibi olduğu, 1/7 ... ve 1/7 ... hissesi üzerinde ... bulunmadığı anlaşıldığından davacı ...'nin temyiz itirazları da yerinde görülm...tir.
3- Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan yerlerden olduğu ve kişilerin dayandığı tapu kaydının 7000 m2 olan miktarını aşan kısmının ormandan açıldığı gerekçesi ile hüküm kurulmuştur.
Oysa, uzman orman bilirkişi raporundaki anlatımlardan taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu anlamı çıkmaktadır. Kaldı ki; rapora ekli konum gösterimi de yeterli ve kanı uyandırıcı nitelikte olmadığından mahkemece bu sonuca ne şekilde varıldığı anlaşılamamaktadır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/13777, K. 2006/13189, 10 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama