Kadastro sırasında ... Köyü 740 parsel sayılı 194.100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ...; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/278-1962/191 sayılı tescil dosyasına tutunarak, tescil ilamının kadastro sırasında 8.800 m2 yüzölçümlü 193 parsel sayılı taşınmaza uygulandığı, eksikliğin 740 parselde kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen kararın Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.12.2004 gün 2004/12947-13123 sayılı bozma kararında özetle “Davacının tutunduğu tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca uygulanmadığı, uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli yerde 80 - 120 yaşlarında ... meşelerinin bulunduğundan söz edilmiş ise de bunların adedi, yoğunluğu, kapalılık oluşturup oluşturmadığının belirlenmediği, davalı yerin konumu memleket haritası üzerine kadastro paftası aplike edilerek gösterilmediği, hükme dayanak yapılan orman raporunun yetersiz olduğu,
eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve amanejman planı getirtilerek bir orman mühendisi, bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte yöntemine uygun orman araştırması, dayanak tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca zemine uygulanması, sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.