KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/13972 E., 2006/13568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... İlçesi, ... Mahallesi, ..., ... deresi, ... ve ... mevkiilerinde bulunan toplam dört parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, dava dilekçesinin 1. sırasında yazılı 7341 m2, 2. sırasında yazılı 532.38 m2, 3. sırasında yazılı 442.20 m2 ve 4. sırasında yazılı 1118.71 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile veraset ilamındaki hisseleri oranında ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu ile bu güne kadar genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan ... ve orman bilirkişi raporunda 1/5000 ölçekli kadastro çalışmalarına esas olmak üzere fotogometrik yöntemle düzenlenen topoğrafik haritada çekişmeli taşınmazın yeri belirlendikten sonra ölçekleri denkleştirilip, memleket haritasında taşınmazın konumu belirlenmemiştir. Bu nedenle, bilirkişi raporları taşınmazların orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli olmayıp, uygulamayı denetlemeye imkan vermemektedir. Bu nedenle;
Mahkemece, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde arazi kadastrosu çalışmaları hazırlığına esas olmak üzere kadastro paftası düzenlenmişse bu pafta getirtilip, dava konusu taşınmazların yerleri bu harita üzerinde gösterildikten sonra, dava dosyasının, hükme esas alınan raporu düzenleyen ... ve orman bilirkişilerine verilerek keşif sırasında uygulandığı bildirilen orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri müşterek imzalı rapor kendilerinden alınmalı;
şayet, böyle bir harita hiç düzenlenmemişse, yeniden yapılacak keşifte dava konusu taşınmazların bulunduğu yerin koordinatlarını 1/5000 ölçekli harita üzerine yansıtılıp, memleket haritasının ölçeği 1/5000 ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumları memleket haritası üzerinde gösterilmeli, ... ve orman bilirkişiden uygulamayı gösteren rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Bu arada, arazi kadastrosu yapılıp dava konusu taşınmazlarla ilgili kadastro tutanağı düzenlenmesi halinde görev konusu da düşünülmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/13972, K. 2006/13568, 16 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama