Kadastro sırasında, ... Beldesi ... Mahallesi 171 ada 185 parsel sayılı 1711 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde 3303 Sayılı Yasanın 3. maddesi gereğince şerh verilerek, 418 tahrir nolu vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tesbit edilmiş, davacı ..., taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu,
orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmış, Hazine taşınmazın orman vasfında olduğu ve zilyetlikle edinilemeyeceği, Hazine adına tapuya tescil iddiasıyla davaya katılmış, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 163.87 m2 bölümün orman niteliğiyle Hazine, (A) ile gösterilen 1547 m2 bölümün tespit gibi davalı adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine 3303 Sayılı Yasanın 3. maddesi gereğince “idarenin ve ruhsat sahiplerinin ... arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez,
bundan doğacak zararlarda bir hak ve mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamaz” şerhinin yazılmasına ilişkin 05.06.2002 günlü hükmün Orman Yönetimi, Hazine ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.11.2002 gün ve 2002/6573-8784 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin anılan bozma kararında özetle.
"Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, bu nedenle, bir orman ve bir ... bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ile tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, taşınmazın tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi; taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları dışında kaldığı,
orman sayılan yerlerden olmadığı ve mera, ..., kışlak gibi kamu mallarından olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, 418 tahrir numaralı vergi kaydı, yerel bilirkişi vasıtasıyla, sabit sınırlarından başlanarak usulünce uygulanması, yüzölçümü ile geçerli kapsamı belirlenmesi, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması, ... uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınması; komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının, bu taşınmazı
-2-
2006/14601 - 17907
sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin araştırılması; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi; kayıt miktar fazlası bölümler yönünden, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, ... ve ... olarak kazanılmış ... miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 171 ada 185 sayılı parselin (B) ile gösterilen 658,05 m2 yüzölçümündeki bölümün orman niteliği ile Hazine adına, (A) ile gösterilen 942,86 m2 bölümün tesbit gibi davalı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili, katılan Hazine vekili ve davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1952 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre 1992 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 19/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.