KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/14622 E., 2006/13858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.01.2001 gün ve 2000/10548-2001/329 sayılı bozma kararında özetle; "çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosunda 4785 Sayılı Yasa ile devletleşen ormanların sınırlandırılıp sınırlandırılmadığının anlaşılamadığı, bu nedenle yörede yapılan orman kadastrosuna ilişkin tüm belge ve haritaların getirtilmesi,
yörede yapılan ilk orman kadastrosunda 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilmiş ise ilgili orman kadastro haritası ve tapulama paftası, önceki bilirkişiler dışında bir uzman ve bir ... elemanı bilirkişi vasıtasıyla uygulanarak çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına göre konumunun belirlenmesi, eğer, 4785 Sayılı Yasa gözetilmemişse, bu kez, en eski tarihli memleket haritası ... fotoğrafı ve amenajman planı uygulanarak çekişmeli taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin saptanması, taşınmazın bu belgelerdeki konumunu gösteren kroki düzenlettirilmesi, davacı eklemeli zilyetliğe dayandığından,
bayii yönünden de 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamaların araştırılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, ...
Köyünde bulunan ve 15.03.2005 tarihli müşterek imzalı bilirkişi krokisinde kırmızıya boyanarak (A1) ve (A2) ile gösterilen toplam 1533 m2 tarla nitelikli taşınmazın davacı gerçek kişi adına tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, tapulamada tapulama harici bırakılmış olan taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Beldesinde 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.04.1977, komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 13.04.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu 1956 yılında yapılıp sonuçları 14.10.1956 ila 14.11.1956 tarihleri arasında ilan edilmiştir. Davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan araştırma inceleme ve kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı 10.03.2005 tarihli keşif sonucu Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli parselin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı, 1976 yılında yapılan aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması,
1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasında taşınmazın durumunda bir değişiklik olmadığı ve orman sınırları dışında kalmaya devam ettiği, 1952 yılında yapılan makiye ayırma çalışmasına konu edilmediği, eğiminin % 1-2 olduğu, üzerinde meyve ağaçlarının bulunduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, mahkemece bu rapora değer verilerek yukarda sözü edildiği gibi ... bilirkişi krokisinde (A1) ve (A2) ile gösterilen toplam 1533 m2 bölüme ilişkin dava kabul edilmiştir.
Her şeyden önce; hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporu, yeterince orman sınır noktası içermeyip, taşınmazın 1942 orman kadastrosu sınırları dışında olduğu denetlenemediği gibi, 1942 tahditi dışında olsa da, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen yerlerden olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Diğer taraftan; bir an için, çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı kabul edilse dahi, komşu 123 sayılı parselin tesbit krokisinde çekişmeli taşınmazın bulunduğu yön devlet ormanı olarak işaretlenerek, çekişmeli taşınmazın 1956 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, kuzey ve batıdan devlet ormanına sınır ve bu orman alanlarının devamı niteliğinde olduğu,
orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan alanlar ile orman sınırları dışında bırakılan toplu ... ve iskan alanlarının ortak sınırı gözetildiğinde, çekişmeli taşınmazın toplu ... alanları ile orman olarak sınırlandırılan alanların arasında yer aldığı, bu yerin, genel arazi kadastrosunda kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde değerlendirilerek,
paftasında da devlet ormanı olarak işaretlenip tapulama dışı bırakıldığına göre, 4785 Sayılı Yasa gözetilerek yapılacak orman kadastrosunda, taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı ana kadar, orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü ile 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek 1987 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosundan sonra dava tarihine kadar, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığının kabulü gerekir (Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 sayılı kararı da bu yöndedir).
Açıklanan hususlar gözetilerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle kısmen kabul yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/14622, K. 2006/13858, 19 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama