KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/14954 E., 2006/14437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
829 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve müdahil Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Kargaçayır Köyü 509 , 510 ve 511 parsel sayılı sırasıyla 3200 m2, 2900 m2 ve 5000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 509 parsel ... ..., 510 parsel ... ... ve 511 parsel Seyit ... ... adına tesbit edilmiştir.
Davacı ..., taşınmazların orman olduğu, müdahil Hazine 510 nolu parselin Hazineye ait olduğu Seyit ... ... ve arkadaşları ise taşınmazların Hazine arazilerinden olduğu, müdahil ... ... ise taşınmazlarda kendisinin de hissesi bulunduğu iddiasıyla dava açmışlardır.
Mahkemece ... ve Hazinenin davaları subut bulmadığından, S.... ... ve arkadaşlarının davalarının husumet nedeniyle reddine müdahil ... ...'in davasının kabulüne ve dava konusu parsellerin tespitlerinin iptali ile 4032 pay kabul edilerek 288 payının tesbit maliki ölü ... ... mirasçıları adına, 288 payının ölü ... ... mirasçıları adına, 576 payının ölü ... ... mirasçıları adlarına, 288 payın müdahil ... ... adına, 288 payının tespit maliki ... ... adına, 288 payının tesbit maliki Seyit ... ... adına, 288 payının ...
Ocak adına, 288 payının ... Ocak adına, 288 payının ölü ... ... mirasçıları adlarına, 576 şerden 1152 payının ... ile ... Ocak adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve müdahil Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, (tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri), (dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları), komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 ... ve 31/13 E.K..
14.03.1989 ... ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 ... ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönünden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli;kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden,
yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/138 E.- 1979/548 K.sayılı dosyasında ... bilirkişi ...
Ergüder tarafından düzenlenen 29/05/1979 tarihli kroki keşifte mahalli ... bilirkişi yardımıyla zemine uygulanarak bu dosyadaki nizalı yer ile dava konusu parsellerin bulunduğu yer aynı ise ve Hazinenin dava konusu 509 ve 511 parseller hakkında da davaya müdahale etmesi halinde kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağını araştırarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/14954, K. 2006/14437, 9 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama