Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.04.2005 gün ve 2005/3241-4093 k. sayılı bozma kararında özetle: "Mahkemece hükme esas alınan orman bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, raporda taşınmazın (taşlık alan işaretinden başka orman ağacı işareti bulunmayan yerde kaldığı) şeklinde bir açıklama yapılıp, konumunun renksiz memleket haritasında gösterildiği.
Dairenin iade kararı üzerine dosyaya getirtilen memleket haritasında konumunun gösterildiği yerin yeşil renkli orman alanına denk geldiği; bu durumun orman bilirkişisi tarafından yeterli araştırma yapılmadığı kanısını uyandırdığı açıklandıktan sonra yeniden keşif yapılarak memleket haritası, ... fotoğrafları ve amenajman planının usulünce uygulanması, taşınmazın bu belgelerde orman olarak görünmemesi halinde 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde düzenlenen orman içi açıklığı olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 102 ada 88 ve 91 parsellerin tesbit gibi 2/B vasfıyla Hazine adına tesciline, beyanlar hanesinde davacı gerçek kişinin zilyetliğinin gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi, davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişiye ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 19/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.