KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/15440 E., 2006/17973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ... Köyü 139 ada 92 parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davalı adına kayıtlı tapunun iptilini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 19.03.1993 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazla birlikte dava dışı 93 parsele de uygulanan 373 tahrir nolu vergi kaydı ..., ... ve ... sınırlarıyla sabit sınırlı gibi görünse de doğuda 87 parsel numarası ile orman olarak kesinleşen; güneyde 91 parsel numarası ile Hazine adına meşelik olarak tesbit edilen, kuzey doğuda da 111 parsel numarasıyla yine orman olarak kesinleşen taşınmaz bulunmaktadır.
Mahkemece zilyetlik tanığı dinlenilmediği gibi 3402 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastro çalışmasında taşınmazın konumu da incelenmemiştir. Bu tür davalarda davalı zilyetlikle kazanma koşullarının Hazine'ye karşı gerçekleşmiş olduğunu, her türlü ispat vasıtası ile ispat etmek, mahkeme de tüm delillerden yararlanmak zorundadır. Vergi kaydı sahibi lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil edebilir.
O halde, mahkemece yeniden yapılacak keşifte tarafların göstereceği zilyetlik tanıklardan ayrıntılı ve somut olaylara dayalı bilgi alınmalı, vergi kaydının miktarı ile geçerli olup olmadığı, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığ araştırılmalı, eski tarihli memleket haritası ile kadastro paftası ve 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman kadastro paftası birbiri üzerine aplike edilerek taşınmazın bu haritalardaki konumu gösterilmeli, bu şekilde elde edilecek tüm delillere göre karar verilmelidir. Eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/15440, K. 2006/17973, 20 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama