KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/15558 E., 2006/18013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 216 ada 1 parsel sayılı 5943.69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın yörede 1973 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin (A ve C) harfli 1296.53 m2 ve 3172.29 m2'lik bölümlerinin orman niteliği ile Hazine, (B) harfli 1474.87 m2'lik bölümünün ise davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından taşınmazın (A ve C) bölümlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 25.06.1973 tarihinde seri bazında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2004 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Hükme esas alınan uzman orman ve ... bilirkişilerinin düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın % 40-50 eğimli olduğu, üzerinde 15 yaşında ... ağaçlarının bulunduğu,yörede 1973 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında kısmen orman sınırları içinde bırakıldığı açıklanarak çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunu gösteren kroki sunmuşlardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 2449, 2450 ve 2451 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile krokiler çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir.
Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz. Ayrıca yörede 1973 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışması seri bazında yapılmış olup, sadece orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığını belirlemede yetersizdir, taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu da incelemek gerekmektedir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak .bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 1973 yılına ilişkin kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; 2004 yılında
-2- 2006/15558-18013
yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının ve yapılan aplikasyon çalışmasının daha önce yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasının aynı orman tahdit noktaları geçirilerek yenilenmesinden ibaret olduğu ve ilan edilmeyerek kesinleşmediği gözönüne alınarak bilirkişilere 1973 tahdit hattı ile irtibatlı 1973 yılındaki çalışma tutanaklarında belirtilen 2449, 2450, 2451 nolu orman tahdit noktaları ile irtibatlı veya varsa başka noktalar ile irtibatlı olup, bu noktaları gösteren müşterek kroki düzenlettirilmeli ve çekişmeli taşınmazın orman kadastro sınırları içinde kalıp kalmadığı saptanmalıdır.
Yukarıda belirtilen usule uygun olarak yapılacak inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı saptandığında taşınmazın orman niteliğinde olduğu kabul edilerek mahkemece temyize konu bölümlerle sınırlı olarak davanın kabulü yolunda hüküm kurulmalıdır. Ancak kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı saptandığında ise yörede 1973 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının seri bazında yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı hususunun sadece orman kadastro çalışması ile belirlenemeyeceği düşünülerek taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu incelemek gerekmektedir.
Bu nedenle mahkemece, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı,
bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde taşınmazın (B) bölümüne yönelik önceki hükmün davacı ... tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği ve davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu da gözönünde bulundurularak bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/15558, K. 2006/18013, 20 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama