Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.02.2004 tarih 2003/9818-2004/490 sayılı bozma kararında özetle: "Karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, rapora ekli memleket haritası ve amenajman haritası elle boyandığı gibi, 1309 parsel yeşil alanda, diğer tüm parseller açık alanda gösterildiği halde 1303 ve 1305 parseller hariç diğer tüm parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu söylenmiş, bu haliyle rapor yeterli ve inandırıcı bulunmadığı" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tespitinin iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.