KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/16037 E., 2006/18015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tavzih talebi ile ilgili davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ...
Yönetiminin, davalılar aleyhine açtığı tapu kaydının iptali ve elatmanın önlenmesine ilişkin dava sonucunda mahkemece 10.09.1991 tarih aynı esas ve karar numarası ile kurulan hükümde davanın kabulü ile davalılara ait Haziran 1958 tarih 10 nolu tapu kaydının iptaline, K. Evvel 1941 tarih 17 ve 21 nolu tapu kaydının toplam 3217 m2 yüzölçümünde olması ve 11.10.1987 tarihli ... bilirkişi krokisinde 21.500 m2 ... tarla, 6550 m2 taşlı ... tarlası, 4275 m2 diğer ... tarla mevkiindeki yerler dışında kalan 928 dönüm 625 m2 yüzölçümündeki alana davalıların elatmalarının önlenmesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini,
ancak tapu sicil müdürlüğünden kararın infazını talep ettiklerinde K. Evvel 1941 tarih 17 ve 21 nolu tapu kayıtlarının kapsadığı alanın krokide gösterilmesinin istendiğini belirterek hükmün tavzihini talep etmiştir. Mahkemece aynı esas ve karar numarası verilmek suretiyle "tavzih talebinin kabulüne, dosyanın fenni bilirkişi ... ...'ya tevdii ile rapor aldırılmasına" karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı gerçek kişiler Sulh Hukuk Mahkemesinde 1952 yılında hasımsız olarak açtıkları davada, ilk tesisi ağustos 1324 D.173 ve 174 nolu olan K. Evvel 941tarih 17 ve 21 nolu, 2757m2 ve 460 m2 yüzölçümündeki ve sırasıyla hudutları Köy, ..., ... Bey, ... ve ..., yol, yol, ...
Bey olan tapu kayıtlarının birleştirilmesi ile yüzölçümlerinin artırılmasını istemişler, Sulh Hukuk Mahkemesinin 31.10.1952 tarih 1952 /841-877 sayılı ilamı ile bu tapu kayıtlarının birleştirilmesine ve yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmiş ve bu karar gereğince sözkonusu iki tapu kaydı birleştirilerek ... 1952 tarih 32 nolu (29 hektar yüzölçümünde, kuzeyi ... Köyü ...
Mahallesi, doğusu ... ve kısmen yol, güneyi taşlı ... yolu, batısı ... ve ... ...'den ... ...'e geçen avlağı içi tarlası) hudutlu tapu kaydı oluşturulmuş ve bu kayıt daha sonra Haziran 1958 tarih 10 numarada davalılara geçmiştir.
Davacı ...
Yönetimi, 07.02.1972 tarihinde Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/249 sayılı dosyasında davalı gerçek kişilere karşı açtığı davada, davalılara ait Haziran 1958 tarih 10 nolu tapu kaydının Sulh Hukuk Mahkemesinin 31.10.1952 tarih 1952/841-877 sayılı ilamı ile hasımsız olarak açılan dava sonucunda, toplam 3217 m2 yüzölçümündeki iki tapu kaydının yüzölçümünün 29 hektara çıkartılıp sınırlarının da değiştirilerek orman niteliğindeki taşınmazların tapu sınırları içine alındığını,
Orman Yönetiminin bu davada taraf olmaması nedeniyle Yönetimi bağlamayacağını belirterek Haziran 1958 tarih 10 nolu tapu kaydının iptali ile eski tapu kayıtlarındaki miktardan fazla olan bölümüne davalı gerçek kişilerin elatmalarının önlenmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan ilk hüküm Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin kararı ile bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda verilen 2. hüküm ise Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 04.04.1991 tarih ve 1991/1081-3490 sayılı ilamı ile "tevhit tapusunun dayanaksız olduğu,
K. Evvel 1941 tarih 17 ve 21 nolu tapu kayıtlarının miktarı ve sınırı dışında kalan bölümlerin 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirildiği, 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabii olmadığı, taşınmaz üzerinde halen 150 yaşında ..., ..., gürgen ve kayın ağaçlarının bulunduğu birbirleri ile irtibatlı olmayan iki
-2- 2006/16037-18015
tapu kaydının birleştirilmesinin olanaksız olduğu, orman nitelğindeki taşınmazların özel mülke konu olamayacağı gerekçeleri ile Haziran 1958 tarih 10 nolu tapu kaydının iptaline, birleştirilen K. Evvel 1941 tarih 17 ve 21 nolu tapu kayıtlarının toplam yüzölçümünün 3217 m2 olması ve bu miktarın aşılmasına rağmen ...
Tarla mevkiindeki 21.500 m2, Taşlıyaka Tarla mevkiindeki 6550 m2 ve diğer Duruk Tarla mevkiindeki 4225 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar dışında kalan 928 dönüm 625 m2 yüzölçümündeki bölümün orman niteliğinde olduğu saptandığından bu bölüm üzerindeki davalı gerçek kişilerin elatmalarının önlenmesine karar verilmesi" gerektiği açıklanarak hüküm bozulmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesi sözkonusu bozma ilamına uyduktan sonra 10.09.1991 tarih 1991/249-370 sayılı kararı ile Haziran 1958 tarih 10 nolu tapu kaydının iptaline, ...
Tarla mevkiindeki 21.500 m2, Taşlıyaka Tarla mevkiindeki 6550 m2 ve diğer Duruk Tarla mevkiindeki 4225 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar dışında kalan 928 dönüm 625 m2 yüzölçümündeki bölüm üzerindeki davalı gerçek kişilerin elatmalarının önlenmesine karar verilmiş ve kararın temyiz edilmesi üzerine Dairenin 1993/6602-737 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
Tavzih talebine konu olan ve kesinleşen hükümle K.evvel 1941 tarih 17 ve 21 nolu tapu kayıtlarının kapsamı belirlenmemiştir.Yerel mahkemenin 10.09.1991 tarih 1991/249-370 sayılı ilamı ile sulh hukuk mahkemesinin 1952/841-877 sayılı ilamı gereğince birleştirilen ve yüzölçümlerinin artırılması ve hudutlarının yeniden belirlenmesi ile oluşan Haziran 1958 tarih 10 nolu tapu kaydının iptaline karar verilmiş ancak bu tapunun geldisi olan ve birleştirmeye konu olan K Evvel 1941 tarih 17 ve 21 nolu tapu kayıtlarının kapsamı belirlenmemiş,bu tapu kayıtlarının kapsadıkları alanlar da haritada gösterilmemiştir.
Kesin hükümle K. Evvel 1941 tarih 17 ve 21 nolu tapu kayıtlarının birleştirilmesine, ... hudut ve ... yüzölçümleri ile tapuya tesciline karar verilmiş olmasının yasal dayanağı bulunmadığından, iptaline karar verilmiş olduğundan, tapu sicil müdürlüğünde kararın infazı sırasında sözü edilen Haziran 1958 tarih 10 nolu tapu kaydı iptal edilecek ve birleştirme kararına konu olan K.evvel 1941 tarih 17 ve 21 nolu tapu kayıtları aynen kök tapuda miktar ve yüzölçümleri ile muhafaza edilerek yeniden bir sicil kaydı oluşturulmayacaktır.
Öncelikle, Orman Yönetiminin kesinleşen mahkeme kararını tapuda infaz ettirmesi gerekir. K. Evvel 1941 tarih 17 ve21 nolu tapu kayıtları yörede yapılacak arazi kadastro çalışmasında nereye ait olduğu belirlenerek ilgili parsele revizyon gösterilecektir. Bu sebeple ortada Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.1991 tarih 19991/249-370 sayılı kararının tavzihini gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
Söz konusu mahkeme kararında tapu kayıtlarının 10.10.1987 tarihli ... ... ve ... ... tarafından düzenlenen krokide 21.500 m2, 6550 m2 ve 4225 m2'lik bölümleri kapsadığı hususunda herhangi bir hüküm kurulmamış, sadece bu bölümlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince "orman içi açıklığı olduğu" hususuna değinilmiştir.Yörede yapılacak orman ve arazi kadastro çalışmalarında ya da Orman Yönetimi ya da Hazinenin bu bölümlerin tapu kaydı kapsamı dışında kalıp, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde anılan özel mülkiyete konu olmayacak orman içi açıklığı olduğu,
bu nedenle davalıların elatmasının önlenmesi konusunda açacağı bir davada 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince bu bölümlerin orman içi açıklığı olup olmadığı, ayrıca tartışılıp değerlendirilecektir. Açıklanan nedenlerle somut olayda H.Y.U.Y.'nın tavzih ile ilgili 455. madde koşulları oluşmadığından davacı ...
Yönetiminin tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmadığı gibi mahkemece "tavzih talebinin kabulü ile dosyanın fenni bilirkişi ... ...'ya verilerek rapor alınmasına" şeklinde infazda duraksama yaratacak biçimde karar verilmiş olması da doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/16037, K. 2006/18015, 20 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama