Davacı gerçek kişiler 1992 yılında satın alma sonucu babaları ... ... adına tapuda kayıtlı bulunan ve kadastro yenileme çalışmalarında 157 ada 35 parsel numaralarını alan ...
Köyü 18 pafta 703 sayılı parselin yörede 1947 yılında yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılmışsa da 1950 yılında makiye ayrılması sonucu 1952 yılında 4753 Sayılı Yasaya göre dağıtımı yapılarak 1960 yılında yapılan tapulama sırasında Ocak 1952 tarih 457 numaralı tevzi tapusuna göre ... ... adına tesbit ve tapuya tescil edildiği halde, 1991 tarihinde yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içerisinde bırakılarak tapu kaydı üzerine "orman sınırları içinde bulunduğu" şerhi konulduğunu ileri sürerek, şerhin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm ... ... mirasçıları olan davacılar ... ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydı üzerinde bulunan orman şerhin iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1947 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1960 yılında genel arazi kadastrosu ile 21.11.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazın 1947 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bulunduğu, 1950 yılında ... tefrik çalışması sonucunda ... alanına ayrıldığı,
1952 yılında 4753 Sayılı Yasaya göre ... tevzi sonucu Ocak 1952 tarih 457 numarada ... ... adına tescil edildiği ve 1960 yılında yapılan kadastro sonucu bu tapu kaydının revizyon görmesi sonucu 703 sayılı parsel olarak aynı kişi adına tapuya tescil edildiği 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında eylemli orman niteliğinde olması nedeniyle 2/B madde uygulamasına konu edilmeyerek, 1947 tahdidinde olduğu gibi, orman sınırları içinde bırakıldığı, halen 0,8-0,9 kapalılıkta meşe kestane ve kayın ağaçları ile kaplı Devlet Ormanı niteliğinde ve eğiminin % 15-25 arasında bulunduğu,
taşınmazın ... cinsinden ağaçlarla örtülü bulunmayıp, asli orman ağaçlarıyla örtülü olduğu, bu durumun keşif sırasında çekilen fotoğraflar ve CD'ye kaydedilip dosya içine konulan video kayıtlarından da anlaşıldığı, 5653 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince Devlet Ormanı sayılıp aynı Yasanın 1. maddesinin (e) bendi kapsamında olmaması nedeniyle ... tefrik komisyon çalışmasına ve makiliğe ayrılması olanaklı olmadığı halde, Yasa ve Yönetmeliğe aykırı olarak ... tefrik komisyonu tarafından makiliğe ayrılması işleminin yok hükmünde olduğu,
4753 Sayılı Yasanın 8.maddesinde ormanların tevzi edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve Y.İ.B.B.G.K.'nun 1993/5-1996/1 sayılı kararının
-2-
2006/16400-18319
bu nitelikteki taşınmazlar yönünden uygulanmasının olanaklı olmadığından tevzi tapusunun ve bu tapuya dayanılarak kadastro sonucu oluşturulan tapunun yolsuz tescil olması nedeniyle hukuki değerinin bulunmadığı, kaldı ki, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramından ... veya makiliklerle örtülü orman ve ... muhafaza karakteri taşıyan yerler orman sayılacağı, bilimsel ve teknik olarak ta % 12’den fazla eğimli sahalar orman ve ... muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza makisi yani orman olduğunun kabulü gerekeceği,
bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasanın 1/son maddesine göre makiye ayrılmaları yasal olarak olanaklı olmadığı, 22.03.1996 tarih ve 1993/5-1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararı 5653 Sayılı Yasaya göre yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak makiye ayrılan ve özel yasalar gereğince oluşturulan tapulu yerlerde uygulanacağı, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.10.1999 gün ve 1999/7693-9956 sayılı kararında muhafaza makilikleri orman rejimine tabi olacağından verilen tevzii tapularının hukuki geçerliliğinin bulunmadığı kabul edildiği,
yine aynı dairenin 19.09.2001 gün ve 2001/8253-9337 sayılı kararı ile de eğimi % 12’den fazla olan makilik alanlar hakkında 5653 Sayılı Yasanın 43. maddesi hükmüne göre Bakanlar Kurulu Kararı olmasa dahi o yerin muhafaza makisi (Devlet Orman) sayılacağı, keza Hukuk Genel Kurulunun 25.11.2000 gün ve 2000/20-1663-1664 sayılı ve 14.03.2001 gün ve 2001/20-214/239 sayılı kararlarında da % 12’den fazla eğimli ... ve ... ile örtülü taşınmazların muhafaza makisi niteliğinde olması nedeniyle orman sayılacağının kabul edildiği,
Açıklanan nedenlerle; halen eylemli biçimde orman olan taşınmazın Devlet Ormanı niteliğinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken, usulsüz Yasa ve Yönetmeliğe aykırı olarak ... tefrik komisyonu tarafından yapılan işlemlerin yok hükmünde bulunduğu ve bu işlem sonucunda oluşturulan tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığı, kesinleşen orman kadastrosunun varlığını sürdürdüğü ve taşınmaz tapu kaydı üzerine konulan şerhinde yasal olduğu ve orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın olan kişinin Medeni Yasanın 1023 (eski 931) maddesindeki iyiniyet kuralından yararlanamayacağı gözetilerek,
yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.-YTL vekalet ücretinin davacı gerçek kişilerden alınarak davalı Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 26/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.