Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyü Asmalı mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, ... bilirkişi krokisinde A=7390.79 m2 ve B=4203.91 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 31/10/1954 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 27/08/1970 tarihinde yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2.madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 26/11/1960 tarihinde yapılmış ve sonuçları 08/03/1961 - 06/04/1961 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
1) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin taşınmazın B=4203.91 m2'lik bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına, Medeni Yasanın 713 ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddelerinde yazılı zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlendiğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya iygin olan hükmün ONANMASINA,
2) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin taşınmazın A=7390.79 m2'lik bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin bu kabulü toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
-2-
2006/16414-18105
Kadastro Müdürlüğünce tescile konu taşınmazın bulunduğu yerlerin yörede 1961 yılında yapılan genel arazi kadastro sırasında fundalık olması nedeniyle tescil harici olarak bırakıldığı bildirilmişse de kadastro paftasında ve memleket haritasında taşınmazın dört yönden ... Deresi ile çevrili ... bir adacık halinde bulunduğu, yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarında ve uzman jeolog bilirkişi raporunda da derenin ... değiştirmediği, halen mevsimlik yağışlara bağlı olarak su taşıyabilme özelliğini koruduğu ve derenin zaman zaman taşıdığı gereçlerin depolanması ile oluştuğu ifade edilmiştir.
Bu haliyle dava konusu taşınmazın, aktif ... Deresinin ortasında ve ... yatağı ile bütünlük oluşturan ve derenin etki alanında ... sularının taşıdığı kum ve çakılların depolanması ile meydana gelen ... suyunun akış istikamet ve aşındırmasına göre her an çayın aktif yatağı olabilecek konumda ve Medeni Yasanın 715 ve 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16. maddelerine göre devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve özel milkiyete konu olmayacak yerlerden olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle ... bilirkişi krokisinde (A) harfiyle işaretlenen 7390.79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki tescil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25/12/2006 günü oybirliği ile karar verildi.