Kadastro sırasında ... Köyü 104 ada 121 parsel sayılı taşınmaz komşu 118 parsele uygulanan tapu kaydnın miktar fazlası olması nedeniyle maliki HAZİNE olarak ve beyanlar hanesine üzerindeki ... ağaçlarının ... ... VE ARKADAŞLARINA ait olduğu yazılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı ve katılan davacılar taşınmazın mülkiyetinin kendilerine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, 30/06/2004 tarih 1998/47-2004/8 E.K sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, 104 ada 121 parselin 39,39 m2 bölümünün orman vasfı ile Hazine adına,geri kalan kısmının davacı gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiş, Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 9/5/2005 gün ve 2005/1906-6027 E.K sayılı bozma kararında özetle; " Davacının tutunduğu Aralık 1933 tarih 1 numaralı tapu kaydının miktarı 15 dönüm (takriben 13785 m2)’dir.
Sözü edilen tapu kaydı iskan yoluyla oluşturulmuştur ve Nisan 1960 tarih 37 ve 39 numaralarda her bir parça 6893 m2 ve 6892 m2 olarak üzere ikiye bölünmüştür. Bunlardan Nisan 1960 tarih 37 numaralı 6893 m2 yüzölçümlü ifraz tapu kaydı çekişmeli parsele batı yönde bitişik 104 ada 117 numaralı parsele revizyon görmüştür ve 117 numaralı parselin yüzölçümü 7359 m2’dir.
Ayrıca, ifraz tapularından Nisan 1960 tarih 39 numaralı tapu kaydı Mayıs 1986 tarih 14 numaraya intikal etmiş ve bitişik 104 ada 118 numaralı parsele uygulanmıştır. 118 numaralı parselin bir kısmının kesinleşen orman kadastro sınırı içerisinde kalması nedeniyle Orman Yönetiminin açtığı dava sonucu Kadastro Mahkemesinin 06.04.2000 gün ve 1998/80-16 sayılı kesinleşmiş kararıyla parselin 6002.92 m2’lik bölümü orman olarak ve bitişik 125 numaralı orman parseline ilave edilmiştir.
Geriye kalan 845.81 m2’lik bölümde payları oranında temyize konu taşınmazın davacıları adına tescil edilmiştir. Böylece, davacıların tutunduğu kök tapu kaydına 8204.81 m2’ye yer verilmiş, geriye 5.580.19 m2’lik bölüm kalmıştır. Dayanılan tapu kaydı değişir sınırlıdır. Yörede orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten itibaren 20 yıllık süre de geçmemiştir.
Tapu kaydının güneyinde yazılı metruke sınır, güneydeki 104 ada 123 parsel olup, o parsel de iskan ve tefviz yoluyla ... ve karısı ...’e verilmiş olup, Nisan 1934 tarih 3589 numarada tescil edilmiştir. O tapu kaydının Kuzey sınırı; ... ... olarak davacının tutunduğu tapu kaydının ilk malikini göstermekte olduğundan, bu yönde sabit sınırlı hale gelmiştir.
Ne var ki; tapunun kuzeydoğu yönü açık kalmakta ve o yönde fundalık niteliğiyle Maliye Hazinesi adına tespiti yapılan 104 ada 122 numaralı parsel bulunmaktadır. Hal böyle
-2-
2006/16544- 18061
olunca, tapu kaydı miktarından geriye kalan 5580.19 m2’lik bölümünün 117, 118 ve 123 numaralı parsellerle bağlantıları kesilmeden kuzeybatı yönde ayrılarak ... bilirkişisinden 3402 Sayılı Yasanın 21. ve 32. maddeleri hükmüne göre ifraz krokisi alınıp, o bölümün şimdi olduğu gibi davacılar adlarına, kayıt miktar fazlası olan bölüm hakkında da davanın reddiyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir." gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne, 104 ada 121 parselin 07/06/2004 tarihli krokide (B) ile işaretli 39,39 m2 bölümünün orman vasfı ile Hazine adına, 13/04/2006 tarihli krokide (C) ile gösterilen 5580 m2 yüzölçümündeki bölümünün ... ... VE ARK. adına tesciline, 13/04/2006 tarihli krokide (D) ile gösterilen 10856,75 m2 bölümün tarla olarak hazine adına tesciline bu bölümün beyanlar hanesinde ... ağaçlarının ... ...
VE ARKADAŞLARINA ait olduğu yazılmasına karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi ve ... ... ve ark. Vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 23.08.1990 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, davanın kısmen kabul ve kısmen reddedildiğine davalı,hazine de duruşmada avukat ile temsil edildiğine göre, kabul ve ret oranları gözetilerek, hazine lehine avukatlık ücreti verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu nedenlerle, Davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik karar düzeltme istemin kabulüne, Yerel Mahkemenin 30/07/2006 tarihli kararının hüküm fıkrasına “karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifelerine göre 300.00.-YTL. Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine ve gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/12/2006 günü oybirliğiyle karar verildi .