KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/1726 E., 2006/3964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... Baysal vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Belediyesi ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 03.04.1990 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Genel arazi kadastrosu işlemi 28.01.1957 tarihinde yapılmış ve sonuçları ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmazın yörede 1957 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda orman olması nedeniyle tespit harici bırakıldığı ve paftasında devlet ormanı olarak işaretlendiği, daha sonra 03.04.1990 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda orman kadastro sınırı dışında bırakılmışsa da, tahdidin kesinleştiği 04.10.1990 tarihinden, 22.12.2000 dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi geçmediği gibi, 02.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince;
"evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman" olması nedeniyle her zaman orman sınırları içine alınabileceği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı Hazine vekili 19.11.2004 günlü oturumda taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istediğine ve Hazine harçtan da muaf olduğuna göre; Türk Medeni Yasasının 713/6 maddesine ve Kadastro Yasası 18. maddesine göre bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/1726, K. 2006/3964, 27 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama