Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.03.2003 gün 2003/772-2205 sayılı bozma kararında özetle: "Kadastro Mahkemesinin, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin 1987/94-222 sayılı kararı H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm ise de, davacı yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği yönünden kesin hüküm değildir.
Bu nedenle, genel arazi kadastrosunda taşınmazın hangi nedenle tapulama harici bırakıldığı sorulmalı, memleket haritası, amenajman planı, ... fotoğrafları uygulanıp öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği saptanmalı, öncesi orman ise kadastro mahkemesinin kararının kesinleşmesinden dava tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisab süresi dolmadığından davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 01.07.1987 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli yerin 1958 yılında yapılan arazi kadastrosunda paftasında devlet orman olarak tesbit harici bırakıldığı ve bu şekilde paftasına işaret edildiği, yörede 1987 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasında taşınmazın öncesi orman kabul edilerek taşınmazın dört tarafındaki taşınmazla birlikte 2/B madde sahası olarak tahdit dışına Hazine adına çıkartıldığı, ancak davacıların mirasbırakanı ... ... tarafından açılan ...
Kadastro Mahkemesinin 1987/94 -1990/222 sayılı orman kadastrosuna itiraz davasında taşınmazın 4924 m2'lik bölümüne ilişkin tahdidin iptaline karar verilmişse de orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıl geçmediği gibi taşınmazın dört tarafı itibariyle öncesinin orman ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında da orman içi açıklığı olduğu ve özel mülkiyete konu olamayacağı ve etrafındaki orman arazilerininde 2/B sahası olarak orman sınırları dışına çıkartılmasının da sonucu değiştirmeyeceği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre,
yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 27/03/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.