Davacı ... kişiler 11.07.2002 tarihli dilekçeleriyle, ... Köyü 337 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından 1960 yılından önce imar ve ihya ..., o zamandan beride tarım alanı olarak malik sıfatıyla zilyet edilirken kendilerinin satın aldığı, bu taşınmazın 1952 yılında makiye ayrılmakla ormanla olan ilişkisinin kesildiği, yeniden orman sınırları içinde aplike edilip Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasının yasal dayanağı bulunmadığı iddiasıyla, Hazine adına oluşturulan tapu kaydının iptalini taşınmazın adlarına tescilini, taşınmaz üzerindeki zilyetlik şerhinin silinmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1946 tarihli ilk orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp, 06.04.1981 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1963 ve 1970 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosunda ise orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1981 yılında orman sınırları içinde aplike edilerek,
1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin 06.04.1981 tarihinde ilan edilerek 06.04.1982 tarihinde kesinleştiği, 2. madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların 310 parsel sayısıyla 30.06.1992 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edildiği belirlenerek,
maki tefrik komisyonunun yasada öngörülen sayı ve nitelikte elemanı bulunmadığı bu nedenle kuruluşu yasaya aykırı olduğu gibi , makiye ayrılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, H.G.K 27.02.2002/1-19 E., 97 sayılı kararında değinildiği gibi bu tür yerlerde ... yasaları gereği oluşturulan tapulara değer verileceği, davacı tarafın böyle bir tapusunun olmadığı,
6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, yasalar gereği Hazineye kalan taşınmazlardan olduğundan kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği kaldı ki, taşınmazların 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılma işleminin kesinleştiği, 06.04.1982 tarihinden, Hazine adına tapuya tescil edildiği 30.06.1992 tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığı, taşınmazların tapu
kaydının beyanlar hanesine yazılan zilyetin hak sahipleri tesbit komisyonunu bağlamadığı gibi zilyetlik hususunda hak sahipleri tesbit komisyonun kararına karşı da dava açılabileceği gözetilerek davanın reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerine uygun olarak vekalet ücretine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı ... kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden ... kişiden alınmasına 13/04/2006 günü oybirliği ile karar verildi.