KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/2785 E., 2006/7217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... Köyü 167 parsel sayılı 29.900 m2 yüzölümündeki taşınmaz, Mart 1958 tarih 2 sıra nolu tapu kaydı ile ev, tarla ağaçlık ve fındık bahçesi nitelikleriyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... Akbolat adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin ... bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 17.05.2004 tarihli ek raporda ve 30.04.2004 tarihli rapor ekindeki krokide (A) ile işaretlenen 24.955,25 m2'lik bölüme yönelik davanın reddine, (B) ile işaretlenen 4.944,75 m2'lik kesiminin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen bölümünün 1959 basım tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanı sembolize eden alanda gözüktüğü , üzerinde kayın, gürgen ve kestane türündeki doğal orman ağaçlarının bulunduğu, orman sayılan yer olduğu, (A) ile işaretlenen kesiminin memleket haritasında yeşil renkli meyve bahçesi rumuzlu alanda, ... fotoğraflarında ... arazisi olarak gözüktüğü, üzerinde 60-70 yaşlarında fındık ağaçları ve sebzelerin bulunduğu,
orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ancak rapor ekindeki memleket haritasında çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen bölümü açık alanda işaretlenmiştir.
Dairemizin geri çevirme kararı üzerine alınan orman bilirkişi raporunda ise çekişmeli taşınmaz 3 ayrı parçaya bölünerek inceleme konusu yapılmış, (A) ve (C) ile işaretlenen bölümlerinin orman sayılmayan, (B) ile işaretlenen kesiminin orman sayılan yer olduğu açıklanmakla birlikte ... ve orman bilirkişi tarafından ayrı ayrı düzenlenen raporlar ekindeki memleket haritalarında (B) ve (C) ile işaretlenen yerler farklı yerde işaretlenmişlerdir.
Hal böyle iken, geri çevirme kararı üzerine ... ve orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar birbirleriyle ile hükme dayanak orman raporu da kendi içinde ve geri çevrime kararı sonrasında alınan orman raporu ile çelişki içindedir. Bu durumda, karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır.
Bu durumda, komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanak belgeleri, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, üç orman mühendisi, ziraat mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli ve komşu taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; eğim durumu belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, yaşı ile kapalılık oranı belirlenmeli;
... ve orman bilirkişileri tarafından çekişmeli taşınmazın ve komşu taşınmazların tümünün memleket haritasına göre konumu saptanmalı; memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek, orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita çekişmeli taşınmazı ve komşularını da gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp;
bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, orman ve ... bilirkişilerin onayını taşıyan çekişmeli taşınmazı ve komşu parselleri bir arada gösteren kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişme konusu yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, mahkemece çekişmeli taşınmaz gözlenmeli ve üzerinde neler bulunduğu keşif tutanağına yazılmalı,
çekişmeli taşınmazın 4 taraftan renkli fotoğrafı çektirilip dosya arasına konulmalıdır.
Açıklanan konular göz önünde bulundurularak çekişmeli taşınmazın çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, taşınmazın etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığı takdirde bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeli, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/2785, K. 2006/7217, 25 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama