İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/3772 K.2007/8774

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi, S.S.... Yapı Kooperatifi, ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin…

Esas2006/3772Karar2007/8774Tarih22 Haziran 2007Okuma24 dk · 4.747 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/3772 E., 2007/8774 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Haziran 2007
Mahkemesi
... Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.747 kelime·24 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi, S.S.... Yapı Kooperatifi, ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar ... ve arkadaşları 10.01.1992 tarihli dava dilekçesiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada, ortak miras bırakanlarından intikal eden ve dilekçede sınırlarını bildirdikleri taşınmazın zilyetliklerinde bulunduğunu belirterek adlarına tescilini istemişler, yargılama sırasında, tescil davasına konu taşınmaz hakkında 1104, 1111, 1112, 1113, 1153, 1154, 1156, 1272, 1337, 1338, 1339, 1340, 1341, 1342, 1343, 1344, 1345, 1346, 1347, 1348, 1349, 1350, 1351, 1352, 1353 ve 1354 parsel numaraları ile malik haneleri boş bırakılarak kadastro tespit tutanakları düzenlendiğinden 30.12.1998 gün ve 1996/842-862 sayılı görevsizlik kararı ile dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılarak kadastro mahkemesinin 1999/117 sayısına kaydedilmiş, yargılamanın devamı sırasında,

... ve arkadaşları, 21.07.1999 tarihli dilekçelerinde davalı taşınmazların ortak miras bırakandan intikal etmişse de, davacı ...’e ait olmayıp kendi zilyetliklerinde bulunduğunu belirterek adlarına tescilini istemişler;

Müdahil ..., ... 1153, 1154, 1156, ... 1345, ...’de 1351 sayılı parselin kendi zilyetliklerinde olduklarını belirterek davaya katılmışlar,

Davacılar ... ve arkadaşları, 10.01.1992 tarihli dava dilekçeleri ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları başka bir davada sınırlarını belirttikleri taşınmazın muristen intikal ettiğini ve adlarına tescilini istemişler, yargılama sırasında bu davaya konu taşınmaz hakkında 1153, 1154 ve 1156 parsel numaraları verilerek ve malik haneleri boş bırakılarak kadastro tespit tutanakları düzenlendiğinden 30.12.1998 gün ve 1994/305-863 sayılı görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılarak, kadastro mahkemesinin 1999/118 sayısına kaydedilmiş, yargılama sırasında ... ve arkadaşları 1153 ve 1154 sayılı parsellerin miras bırakanlarından kendilerine intikal edip zilyetliklerinde olduğu, adlarına tescili iddiası ile davaya katılmışlardır.

Davacılar ... ve arkadaşları, 24.04.1997 tarihli dava dilekçeleri ile Asliye ... Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada, sınırlarını belirttikleri taşınmazı ...’den satın aldıklarından adlarına tescilini istemişler, davaya konu taşınmazın kadastro sırasında 1350 parsel sayısı ile malik hanesi açık bırakılarak tesbit tutanağı düzenlendiğinden 10.03.1999 gün ve 1997/249-63 sayılı görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılarak mahkemenin 1999/115 sayısına kaydedilmiştir.

Davacılar ... ve arkadaşları kadastro mahkemesinin 1999/174 ila 194 sayılı dava dosyalarında açtıkları davalarda, yukarıda numaraları yazılı parsellerin tümüne ait tapu kayıtları bulunduğunu ileri sürerek adlarına tescilini istemişlerdir.

Davacı S.S. ... Yapı Kooperatifi, Kadastro Mahkemesinin 1999/244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 261, 262, 264, 265, 266, 267, 268, 269 sayılı dosyalarında dava konusu taşınmazları satın aldıklarını, taşınmazlara ait eski tapu kaydı bulunup zilyetliklerinde olduğunu ileri sürerek kooperatif adına tescilini istemiştir.

Kadastro Mahkemesinin ayrı dava dosyalarında;

1337 sayılı parsel hakkında ... ve ...’ın,

1339 ve 143 sayılı parseller hakkında ...’ın,

1340 sayılı parseller hakkında ...’ın,

1341 sayılı parsel hakkında ... ve arkadaşlarının,

1342 sayılı parsel hakkında ...’ın,

1344 sayılı parsel hakkında ... ve arkadaşlarının,

1345 sayılı parsel hakkında ...’in,

1346 sayılı parsel hakkında ... ve arkadaşlarının,

1347 sayılı parsel hakkında ... ve ...’ın,

1348 sayılı parsel hakkında ... ve arkadaşlarının,

1350 sayılı parsel hakkında ..., ... ve ...’ın,

1351 sayılı parsel hakkında ...’in

1352 sayılı parsel hakkında ...’in,

1353 sayılı parsel hakkında ...’ın,

1354 sayılı parsel hakkında ... ve ...’ın,

adlarına tescili isteği ile açtıkları davalar ile Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlikle aktarılan davalar fiili ve hukuki bağlantı nedeni ile Kadastro Mahkemesinin 1999/117 sayılı dava dosyasında birleştirildikten sonra, 19.04.2000 günlü kararla :

1- Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ün davalarının kabulü ile,

... İlçesi ... Köyü;

1337 sayılı parselin 1/2 pay oranıyla ... ve ...,

1339 ve 1343 sayılı parsellerin ...,

1340 sayılı parselin ...,

1341 sayılı parselin ..., ..., ... ve ...,

1342 sayılı parselin ...,

1344 sayılı parselin 42/96 payının ..., 18/96 payının ..., 18/96 payının ..., 9/96 payının ..., 9/96 payının ...,

1345 sayılı parselin ...,

1346 sayılı parselin 1/3 pay oranıyla ..., ... ve ...,

1351 sayılı parselin ...,

1352 sayılı parselin ...,

1353 sayılı parselin ...,

1354 sayılı parselin 1/2 pay oranıyla ... ve ...,

adlarına tapuya tesciline,

2- 1350 sayılı parselin 13.04.2000 günlü fen bilirkişi krokisinde (A) işaretli 100.000 m2’lik bölümünün 1/3 pay oranıyla ..., ... ve ... adlarına, (B) işaretli 76803.96 m2’lik bölümünün Hazine adına,

3- 1347 sayılı parselin 25.02.2000 günlü fen bilirkişi krokisinde (A) işaretli 70.000 m2’lik bölümünün ... ve ... adlarına, (B) işaretli 92888.95 m2 bölümün Hazine adına tapuya tesciline,

4- 1338, 1348 ve 1349 parsellere yönelik tüm davaların reddine ve bu parsellerin Hazine adına tapuya tesciline,

5- 1104, 1111, 1112, 1113, 1272, 1153, 1156 sayılı parsellerin orman sınırı içinde iken Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmışsa da, orman niteliğini kaybetmediğinden orman olarak hazine adına tapuya tesciline,

6- 1154 sayılı parsel orman tahdit sınırları içinde kaldığından bu parselle ilgili tüm davacıların davalarının reddine,

7- Davacı S.S. ... Yapı Kooperatifinin 1352, 1353 ve 1354 parseller hakkında açtığı davanın feragat nedeni ile reddine,

8- Diğer tüm davacıların da davalarının reddine karar verilmiş,

hükmün, davalı Hazine, davacılar ... ve arkadaşları vekilinin (tüm parseller yönünden), S.S.... Yapı Kooperatifi vekilinin (tüm parseller yönünden), ... ve arkadaşları vekilinin (1350 sayılı parselin adlarına tescil kararı verilen 100.000 m2’nin istedikleri yerden verilmediği iddiasıyla), ... vekilleri (1348, 1349, 1350 sayılı parseller yönünden) ... ve arkadaşları vekilinin (1348, 1349, 1104, 1153, 1153, 1154, 1156 sayılı parseller ile 1347 parselin (B) işaretli bölümü yönünden), müdahil ... ve arkadaşları vekilinin (1104, 1272, 1348, 1349, 1350 sayılı parseller yönünden) temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.04.2003 gün ve 2002/5454-3250 sayılı kararı ile ve özetle;

“1- İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, uzman bilirkişi raporuna göre, 1338, 1348, 1349 sayılı parsellerin tamamı ile 1350 sayılı parselin (B) işaretli 76803,96 m2, 1347 parselin (B) işaretli 92888,95 m2 bölümlerinin zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı, 1154 sayılı parsel hakkında 2. madde uygulamasının Danıştay’ca iptal edildiği, taşınmazın orman sınırları içerisinde bulunduğu,

1104, 1111, 1112, 1113, 1153, 1156 ve 1272 sayılı parseller orman sınırları dışına çıkartılmışsa da, bu parsellerle ilgili olarak mahkemece yapılan incelemede, halen orman niteliğini koruduğu ve fiilen orman olduğu kabul edilip, orman niteliğinde Hazine adına tescile karar verildiği ve Hazine tarafından orman olgusu kabul edilerek mahkeme hükmü temyiz edilmemekle kesinleştiği, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları ile ...’in tüm temyiz itirazlarının reddine, S.S....

Yapı Koopretifinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi ile 1104, 1111, 1112, 1113, 1153, 1156 ve 1272 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin hükmün ONANMASINA,

2- Hazinenin, kişiler adına tescile karar verilen 1337, 1339, 1340, 1341, 1342, 1343, 1344, 1345, 1346, 1351, 1352, 1353, 1354 sayılı parsellerin tamamı ile 1350 parselin (A) işaretli 100.000 m2 ve 1347 parselin (A) işaretli 70.000 m2 bölümü ile S.S. ... Kooperatifinin 1104, 1111, 112, 1113, 1153, 1156, 1154, 1272, 1352, 1353 ve 1354 sayılı parseller dışında kalan diğer parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Mahkemece, 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman tahdit sınırları ile 1744, 2896, 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan 2. madde ve 2/B madde uygulaması kapsamında kalan taşınmazlarla ilgili olarak yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi, adlarına tescil kararı verilen kişiler yönünden imar ihya ve zilyetlik araştırmasının da yeterli olmadığı, Kooperatife ait tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile getirtilip yerine usulünce uygulanmadığı,

Bu nedenlerle, öncelikle 3116, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde işlemlerine ilişkin işe başlama, sürdürme, sonuç ve ilanlarla ilgili tüm tahdit tutanak ve haritaları ile Kooperatifin dayandığı tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile revizyon gördüğü parseller varsa o parsellere ilişkin kadastro tespit tutanak asılları getirtildikten sonra, yeniden yapılacak keşifte, 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi, 1744, 2896, 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan 2. ve 2/B uygulamalarına ilişkin, tahdit harita ve tutanakları ile kooperatife ait tapu kayıtlarının yerine uygulanması,

3116 tahdidinin hangi parselleri kapsadığı, 3116 tahdidinde orman sınırları dışında kalıpta 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasaların uygulaması sırasında orman sınırları içerisine alınan yerler bulunup bulunmadığı, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile hangi parsellerin dışarı çıkarıldığı, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan 2/B uygulaması ile orman sınırları dışarısına çıkartılan yerler bulunup bulunmadığının kesin olarak belirlenmesi,

bilirkişilere 3116, 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa uygulamaları sırasında yapılan işlemler ile Kooperatife ait tapu kadının uygulanmasını ayrı renk ve işaretlerle gösterecekleri ortak imzalı rapor ve kroki düzenlettirilmesi,

Yukarıda değinilen şekilde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu;

A- Kesinleşmiş tahdit içinde kalan yerlerin orman olarak kabulü, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi, 2896 ve 3302 Sayılı Yasaların 2/B maddesi ile çıkartılan yerlerin (Danıştay’ın iptal kararı dışında kalan yerler varsa) Hazineye ait olacağının kabulü, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar uyarınca orman sınırı içine alınan ve dava tarihinden önce ilan edilerek kesinleşmiş yerler varsa, bu bölümlerin de orman olarak kabulü, dava tarihine göre kesinleşmeyen itirazlı yerler varsa, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış yerlerin tekrar orman sınırları içerisine alınabileceği,

diğer bir anlatımla yeni bir tahdide olanak verdiğinden taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı ve hukuki durumunun araştırılması, bu nedenle, eski tarihli memleket haritası, hava fotografları ve amenajman planının çekişmeli taşınmazların tamamı ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45.maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.

14.03.10989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş oluğundan, bu yollarla ormanda yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülerek dava konusu taşınmazların toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; yukarıda değinilen belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, taşınmazların öncesinin yukarıda değinilen biçimde yapılan araştırma sonucunda orman olduğunun saptanması halinde orman olarak Hazine adına tescile karar verilmesi,

B- Davacı Kooperatife ait değişir sınırlı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyması halinde miktarı ile geçerli olduğu düşünülerek, kesinleşen tahdit ve orman olan yerler ile 2. madde kapsamı dışında kalan bölümler yönünden davasının kabulüne, tapu kaydının uymaması halinde Kooperatifin davasının reddine karar verilmesi,

C- Dava konusu 1338, 1348, 1349 sayılı parsellerin tamamı ile 1350 parselin (B) işaretli 76803,96 m2 ve 1347 parselin (B) işaretli 92888,95 m2 bölümlerinin kesinleşen orman kadastro sınırları ve 2/B madde kapsamı dışında kalsa dahi Kooperatifin tapu kaydı kapsamı dışında kalması halinde, bu parsel ve parsel bölümlerinde davacı kişiler yararına zilyetlik koşulları oluşmadığından şimdiki kararda olduğu gibi bu parsellerin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi,

D- Yukarıda belirtilen biçimde yapılacak araştırma sonucu, orman sayılan ve 2. madde uygulaması dışında kalan yerler ile Kooperatifin tapu kapsamı dışında kalan yerlerin bulunması halinde, gerçek kişiler yönünden aşağıda belirtildiği gibi, imar ihya ve zilyetlik koşullarının araştırılması,

a- Dava konusu taşınmazlar 1956 yılında yapılan tapulama sırasında fundalık olarak tespit dışı bırakıldığına göre, imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına baş vurulması, imar ihyanın hangi tarihte başlayıp, hangi tarihte tamamlanıp bitirildiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp, kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar ihya ve zilyetlik olgusunun hangi olaylarla ve nasıl hatırladıklarının saptanması, ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazdan muhtelif toprak numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, tarım

toprağı olup olmadığı ve tarım toprağı ise kaç yıldır ne şekilde kullanıldığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı saptanıp, üzerindeki bitki örtüsü de incelenip, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmesi, satıcılar yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeni ile zilyetlik yolu ile kazandığı toprak bulunup bulunmadığı, tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılması, başka tescil davası olup olmadığı mahkeme yazı işleri müdürlüğünden sorulması, anılan maddede vurgulanan miktarların aşılıp aşılmadığının saptanması, imar ihya ve zilyetlik koşulları oluşmamış ise gerçek kişilerin davalarının reddi ile Hazine adına tescile karar verilmesi,

b- Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 24.10.1942 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunduğuna ve dava konusu taşınmazlarda 1956 yılında fundalık olarak tesbit dışı bırakıldığına göre, yapılacak keşifte, ormancı bilirkişi tarafından dava konusu taşınmazların gerçek ve kesin eğiminin tespit edilmesi, eğimi % 12’yi aşan makilik ve fundalık yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesine göre orman sayılan yerlerden olacağı hükmü karşısında, 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan işlemin 1981 yılında kesinleştiği göz önünde bulundurularak,

bu tarihten sonra 20 yıllık zilyetlik süresinin başladığının kabulü gerekeceğinden, 1981 tarihinden davanın açıldığı 10.01.1992 tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin de kazandırıcı zamanaşımı süresine ulaşmadığı düşünülerek bu bölümler yönünden gerçek kişilerin davalarının reddi ile Hazine adına tescile karar verilmesi,

E- Fen bilirkişisinin 13.04.2000 tarihli rapor ve krokisinde 1350 sayılı parselin batı tarafından 100.000 m2 kısmının kullanılan (B) işaretli 76,803,96 m2 kısmının kullanılmayan boş arazi niteliğinde olduğu, aynı bilirkişinin aynı tarihli diğer rapor ve krokisinde ise, (A) işaretli 84885 m2 kısmının kullanılan (B) işaretli 15115 m2, (C) işaretli 77210, 17 m2 kısımlarının boş saha olduğu belirtildiği halde, bu çelişki giderilmeden, 1350 sayılı parselin (A) işaretli 100.000 m2 bölümünün ... ve arkadaşları adına tescile karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu,

F- Dava konusu 1154 sayılı parselin orman tahdit sınırları içerisinde kalması nedeniyle davacıların davalarının reddine karar verilmişse de, malik hanesi açık olan parselin orman niteliğinde Hazine adına tescile karar verilerek sicil oluşturulmamasının da doğru olmadığı”na işaretle, 2. bendde açıklanan nedenlerle, Hazine ve S.S. ... Yapı Kooperatifinin temyiz itirazları kabul edilerek hükmün BOZULMASINA” karar verildiği,

Bozma kararından sonra Orman Yönetiminin davaya katıldığı, yine 1348 sayılı parsel yönünden ... ve ...’ın 1349 sayılı parsel yönünden de ... ve ...’ın bu parsellerin adlarına tescili istemiyle davaya katıldığı, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, temyize konu 12.05.2004 günlü kararla;

1- Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ün davaların kabulü ile;

1337 sayılı 28.318.06 m2 yüzölçümlü parselin 1/2 pay oranı ile ... ve ...,

1339 sayılı 26.637.65 m2 yüzölçümlü parselin ...,

1340 sayılı 42.863.98 m2 yüzölçümlü parselin ...,

1341 sayılı 26.052.65 m2 yüzölçümlü parselin 1/4 pay oranı ile ..., ..., ... ve ...,

1342 sayılı 24.357.98 m2 yüzölçümlü parselin ...,

1343 sayılı 26.637.65 m2 yüzölçümlü parselin ...,

1344 sayılı 96.356.42 m2 yüzölçümlü parselin 42/96 payının ..., 18/96 payının ..., 18/96 payının ..., 9/96 payının ..., 9/96 payının ...,

1345 sayılı 11.051.12 m2 yüzölçümlü parselin ...,

1346 sayılı 27.076.61 m2 yüzölçümlü parselin 1/3 pay oranı ile ..., ... ve ...,

1348 sayılı 79.000.48 m2 yüzölçümlü parselin 1/2 pay oranı ile ... ve ...,

1349 sayılı 45.735.54 m2 yüzölçümlü parselin 1/2 pay oranı ile ... ve ...,

1351 sayılı 30.102.38 m2 yüzölçümlü parselin ...,

1352 sayılı 24.702.04 m2 yüzölçümlü parselin ...,

1353 sayılı 38.574.14 m2 yüzölçümlü parselin ...,

1354 sayılı 155.591.16 m2 yüzölçümlü parselin 1/2 pay oranı ile ... ve ... adlarına tapuya tesciline,

2- Davacılar ..., ..., ..., ... ve ...’in davalarının kısmen kabulü ile fen bilirkişinin düzenlediği krokili raporda 1347 sayılı parselin (A) ile gösterilen 70.000 m2 bölümünün ... ve ..., 1350 sayılı parselin (A) ile gösterilen 100.000 m2 bölümünün davacılar ..., ... ve ..., halen meşelerle kaplı olan ve kullanılmayan 1338 sayılı parselin tamamı ile 1347 sayılı parselin (B) işaretli 92.885.95 m2 ve 1350 sayılı parsellerin (B) ile gösterilen 76.804.96 m2 bölümlerinin Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine,

3- 1154 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline,

4- 1104, 1111, 1112, 1113, 1153, 1156 ve 1272 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tescillerine ilişkin önceki karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine, katılan Orman Yönetimi, katılan ... ve arkadaşları ve davacı S.S.... Yapı Kooperatifi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... İlçesi ... Köyünde, tapulama çalışmaları 1956 yılında yapılmış, dava konusu tüm taşınmazlar o tarihte kimse tarafından kullanılmayan fundalık yer olması nedeniyle tespit ve tescil dışı bırakılmıştır.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede ilk orman tahdidi 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış ve 24.10.1942 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamaları yapılarak 25.06.1981 tarihinde ilan edilmiş, itirazlar üzerine yapılan inceleme sonucunda verilen kararlar ise 08.07.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2896 Sayılı Yasaya göre, 15.08.1985 tarihinde ilan edilen 2/B madde uygulaması ve 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan ve 27.02.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B uygulaması bulunmaktadır.

1) Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve davacı S.S.... Yapı Kooperatifinin dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara mevki ve sınır olarak uymadığı, mahkemece yapılan uygulama sonucu anlaşıldığına göre, S.S.... Yapı Kooperatifinin temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASI gerekmiştir.

2) ... ve ...’in temyiz itirazları yönünden;

Mahkemenin 19.04.2000 günlü önceki kararı ile ... ve ...’in davalarının reddine karar verildiği, ... ve ...’in temyiz itirazları Dairenin 22.04.2003 gün ve 2002/5454-3250 sayılı kararı ile reddedilerek, karar bu kişiler aleyhine kesinleştiği gibi, son kararla da aleyhlerine yeni bir durum yaratılmadığından ... ve ...’in temyiz dilekçesinin REDDİ gerekmiştir.

3) Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;

A- Bozma kararından sonra yapılan keşifte dinlenen ormancı bilirkişiler kurulu ile ziraatci bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda, dava konusu 1337 ve 1338 sayılı parsellerin % 15-20, 1339 sayılı parselin % 12-15, 1343 ve 1345 sayılı parsellerin ise % 15 eğimde olduğunu, 1338 sayılı parselin tarımsal faaliyete konu olmayıp, tamamen meşe ve funda ağaçları ile kaplı bulunduğunu, 1337, 1343, 1344, 1347, 1348, 1349 ve 1350 sayılı parseller içinde kısmen meşe, funda, laden gibi orman ağaçları olduğunu, 1341 sayılı parselin bir bölümü üzerinde sebze ve süs bitkileri yetiştirilen seralar bulunduğunu, bozma kararından önce yapılan

keşifte dinlenen orman bilirkişi ... ve Ziraat Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24.12.1999 tarihli raporda da 1337, 1338, 1339, 1340, 1341 ve 1342 sayılı parsellerin 8-10 yıldır kullanılmadığının açıklandığı,

Yine uzman bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen rapora ekli 1996 çekim tarihli hava fotoğraflarında 1337, 1338, 1339, 1342, 1343, 1344, 1345, 1346, 1347, 1348, 1350, 1351, 1352 ve 1353 sayılı parseller tamamen yeşil renkli orman alanı olarak 1340, 1341, ve 1354 sayılı parsellerin ise kısmen yeşil renkli orman alan olarak gösterildiği,

1997 tarihinde düzenlenen halihazır haritalar ile 1997 tarihli memleket haritasında 1339, 1340 ve 1341 sayılı parseller üzerinde seralar bulunmadığı halde, 2005 tarihli memleket haritasında bu parseller üzerinde seraların bulunduğu, bu durumda, seraların 1997 yılından sonra kurulduğu,

1337, 1338, 1339, 1343, 1344, 1345, 1347, 1348, 1349 ve 1350 sayılı parsellerin öncesi, eğimleri ve üzerlerindeki meşe, funda, laden gibi orman bitki örtüsü dikkate alındığında eylemli orman olduğu, 1337, 1338, 1339, 1342, 1343, 1344, 1345, 1346, 1347, 1348, 1349, 1350, 1351, 1352 ve 1353 sayılı parsellerin 1996 tarihli hava fotoğraflarında tamamen yeşil renkli orman alanı olarak 1340, 1341 ve 1354 sayılı parsellerin ise kısmen koyu yeşil renkli orman alanı olarak gösterildiği,

ziraatçi bilirkişi 1354 sayılı parsel üzerinde yaşlarını belirtmeden kısmen meyve ağaçlarının bulunduğunu bildirip, ağaçların yaşlarını açıklamamışsa da,bu parselin 1998 yılında tarla ve fidanlık niteliğiyle tesbit tutanağı düzenlendiği, 1957 tarihli memleket haritasında büyük bölümünün orman alanı olduğu, 1976 tarihli memleket haritasında meyve fidanlarının bulunmadığı,

1997 ve 2005 tarihli memleket haritasında ise 1354 sayılı parselin orta bölümünde kısmen meyve fidanlarının gözüktüğü, bu nedenle meyve fidanlarının dava tarihinden sonra tesbit tarihinden bir yıl önce 1997 yılında dikildiğinin hava fotoğraflarından ve memleket haritasından anlaşıldığı, bu somut belgeler karşısında yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilemeyeceği,

B- 1346, 1347, 1349 sayılı parsellerin tamamı ile 1344 sayılı parselin bir kısmı hakkında ... ve ... tarafından 13.04.1989 tarihinde açılan ve 8. Hukuk Dairesinin 21.01.1997 gün ve 1996/6077-1695 sayılı kesin bozma kararına uyularak dava konusu taşınmazların kullanılmadığı ve zilyetlik koşulları oluşmadığından tescil davasının reddine dair verilen ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.05.1997 gün ve 1996/227-251 sayılı kararı kesinleştiği halde, birleştirilen 1999/114 sayılı dosyada aynı kişiler tarafından 1347 parselin yeniden adlarına tescilini istediği ve mahkemece, kesinleşen önceki davada hükme esas alınan 22.08.1995 tarihli ... tarafından düzenlenen krokide, tescil davasına konu edilmeyerek ve tescil harici olarak gösterilen bölüm dahi (A) işaretli 70.000 m2’lik yere ilave edilerek 1347 sayılı parselin (A) işaretli 70.000 m2 bölümün kişiler adına tescile karar verildiği, yine ...

Asliye ... Hukuk Mahkemesinin 28.05.1997 gün ve 1996/227/251 sayılı kesin hükmün dayanağı ... tarafından düzenlenen 22.08.1995 tarihli krokide (A) işaretli 100.000 m2’lik bölümün dava konusu 1345, 1346 ve 1349 sayılı parsellerin tamamı ile 1344 sayılı parselin bir kısmını kapsadığı, kesinleşen ...

Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1996/277 Esas sayılı kararı ile taşınmazların belirlenen niteliğinin 1347 sayılı parsel davacıları yönünden kesin hüküm, diğer parseller yönünden de zilyetlik koşullarının oluşmadığı konusunda güçlü delil oluşturacağı,

C) Yine, 1348 sayılı parsel hakkında ... ve ... ve 1349 sayılı parsel hakkında ... tarafından zilyetliğe dayanarak açtıkları davada, bozma kararından önce 1999/117 sayılı dava dosyasında 09.02.2000 tarihinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler bu parsellerin ...’e ait olduğunu, ölümünden sonra mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından kullanıldığını bildirdikleri, mahkemenin 19.04.2000 günlü kararı ile bu parsellerin zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı ve zilyetlik koşullarının da oluşmadığı gerekçesi ile 1348 ve 1349 sayılı parsellerin Hazine adına tescillerine dair verilen kararın ... mirasçıları ...,

... ve arkadaşları ile ..., ... ve ...’ın temyizleri üzerine Dairenin 22.04.2003 gün ve 2002/5454-3250 sayılı kararı ile “1348 ve 1349 sayılı parsellerin zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gerekçesiyle adı geçen kişilerin temyiz itirazlarının reddi ile aleyhlerindeki hükmün onanmasına, sadece davacı S.S....

Kooperatifinin dayandığı tapu kaydının uygulanması” bakımından hükmün bozulmasına karar verildiği halde, bozma kararından sonra 13.05.2004 tarihinde yapılan keşifte, 1348 sayılı parselin ..., 1349 sayılı parselin ... tarafından fundalıktan açıldığı,

daha sonra 1349 sayılı parselin ... ve ...’a, 1349 sayılı parselin de ... ve ...’a satıldığını bildiren tanık ...’ın beyanı esas alınarak (aynı tanık 09.02.2000 tarihli keşifte bu parsellerin ... tarafından kullanıldığını bildirmiş ve bu nedenle önceki kararda 1347, 1348 sayılı parseller Hazine adına tescil edilmiştir) 1348 sayılı parselin ... ve ..., 1349 sayılı parselin ... adlarına tescile karar verilerek, hükmüne uyulan Daire bozma kararı ile 1348 ve 1349 sayılı parsellerin zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı konusunda Hazine yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğunun düşünülmediği,

D) Milli Emlak Memurları tarafından düzenlenen ... Köyü Muhtarı ... tarafından da imzalanan 16.04.1999 tarihli idari tahkikat tutanaklarında 1347, 1352, 1353 ve 1354 sayılı parsellerde 1979 yılında, 1337 sayılı parselde 1985 yılında, 1345 ve 1351 sayılı parsellerde 1994 yılında, 1341, 1343, 1344 ve 1346, 1348 ve 1349 sayılı parsellerde ise 1995 yılında zilyetliğin başladığı bildirildiği ve somut belge niteliğindeki hava fotoğrafları ve memleket haritaları da idari tahkikat tutanaklarını doğruladığı halde, tutanağa değer verilmediği,

E) Orman Bakanlığı müfettişlerince düzenlenen 03.08.2001 gün 25 sayılı raporda, ... Köyünün ...

Barajı koruma havzası içinde kaldığı, bu nedenle öncesi orman olan ve 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarılan ancak orman tahdit haritaları gereği gibi uygulanmadan daha önce kişi ve kuruluşlar adına tapuya tescil edilen taşınmazların (üzerinde 2/B madde şerhi bulunsun bulunmasın) Hazine tarafından tümünün tapularının iptali ile Hazine adına tescil edildikten sonra, bu yerlerin ve orman rejimi dışına çıkartılıp Hazine adına tapuda tescil edilen yerlerin birlikte ağaçlandırılıp korunması amacıyla ...

Genel Müdürlüğüne tahsisinin yapılmasının istendiği, bu rapora göre dava konusu parsellerin onbeş milyon nüfuslu ... ilinin içme ve kullanma suyunun 1/3’ünü sağlayan ... Baraj Gölünün su koruma havzasında bulunduğu,

F- Bozma kararından sonra dava dosyasına getirtilen harita ve kadastro paftalarında, yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastro sırasında, çekişmeli parseller, bitişiğinde bulunan ve 1939 yılında yapılıp 24.10.1942 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ... Devlet Ormanı ile birlikte ve bu ormanlarla hiçbir ayırım yapılmadan, kadastro paftası üzerine “fundalık” yazılmak suretiyle kadastro harici bırakıldığı, öncesi bir bütün olan dava konusu taşınmazların, ...

Devlet Ormanının devamı ve bu ormanla aynı nitelikte ayrılmaz parçası olduğunun, 1957 tarihli memleket haritasında da gösterildiği, memleket haritasında beyaz renkli olarak gösterilen bazı bölümlerinin 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı niteliğinde olduğu ve bu nedenle özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği, çekişmeli taşınmazlara kuzeyde komşu ...

Devlet Ormanında 1981 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile bu ormanın bir kısmı nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılmışsa da, nitelik yitirmediği, halen eylemli orman olduğundan çıkarma işleminin Danıştayca iptal edildiği, daha sonra aynı ormanın bir bölümünü oluşturan 1104, 1111, 1112, 1113, 1153, 1156 ve 1272 numaralı parsellerin 1989 yılında yine 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartıldığı,

ancak eylemli orman olup nitelik kaybetmemesi nedeniyle 2/B madde işlemi iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescillerine dair verilen 19.04.2000 tarihli önceki kararın Dairece onanıp kesinleştiği, öncesi bir bütün halinde olan dava konusu parsellere, güneyde komşu olan 602, 603, 605, 634 ve 699 numaralı parsellerin 1956 yılında Hazine adına yapılan tesbite karşı kişilerin zilyetliğe dayanarak açtıkları davaların kadastro mahkemesince ret edildiği ve bu komşu parsellerin hükmen Hazine adına tesciline dair verilen kararların kesinleştiği,

3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1939 yılında yapılıp 1942 yılında kesinleşen orman tahdidinin 1989 yılında aplikasyonu yapılarak orman hattının kuzeye çekilmesi nedeniyle 1992 yılında imar-ihya ve zilyetliğe dayanılarak kişiler tarafından çekişmeli taşınmazlar hakkında tescil davaları açıldığı, bu davaların devamı sırasında 1998 yılında 3402 Sayılı Yasanın 22. maddesi gereğince tescil davasına konu olan taşınmazlarla ilgili malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit tutanakları düzenlenerek kadastro mahkemesine gönderildiği,

mahkemece yapılan 1939 yılı orman kadastro harita ve tutanaklarının uygulanması yetersiz olmakla birlikte, bozma kararından sonra dava konusu parseller ve tüm çevresini gösterir şekilde getirilen kadastro pafta örnekleri, memleket haritası, orman kadastrosu ve halihazır haritalardan, çekişmeli taşınmazların 1942 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdidinde ... ve ...

Devlet Ormanlarının devamı ve bu ormanlarla, eylemli durumu, bitki örtüsü ve eğiminin aynı nitelikte olduğu ve orman olarak sınırlandırılan alanlar ile dava konusu parseller arasında hiç bir ayırıcı unsur bulunmadığı ve 1939 yılında orman olarak sınırlandırılan ... ve ...

Ormanları ile birlikte kadastro paftası üzerine “fundalık” yazılmak suretiyle o tarihte yürürlükte bulunan 5602 Sayılı Yasa hükümlerine göre kadastro harici bırakıldıkları, 4785 Sayılı Yasa ile 4999 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükümleri gözönünde bulundurulduğunda, 1942 yılında kesinleşen orman sınırının uygulanması konusundaki eksikliğin sonuca etkili görülmediği, çünkü, orman tahdidi içinde kalan ve kalmayan yerlerin hiçbir ayırım yapılmadan 1956 tarihli kadastro paftaları üzerine “fundalık” yazılmış olmasının bu yerlerin aynı nitelikte orman olduğunun kabulünü gerektirdiği,

hava fotoğrafları ve memleket haritasında görüldüğü gibi, öncesi bir bütün olan çekişmeli taşınmazların kuzey ve doğu sınırının ... ve onun devamı olan ... Devlet Ormanlarına bitişik ve bu ormanların devamı olduğu, 15 milyona yakın insanın yaşadığı ... ilinin içme-kullanma suyunun 1/3’ünü karşılayan ... Baraj Gölü’nün bir kısmının bu ormanların içinde bulunduğu, dava konusu taşınmazların kuzey batısında ve yakınında bulunan ... Baraj Gölünü besleyen, ... Deresi ile ...

Deresinin ve bu dereleri besleyen kollarının, çekişmeli taşınmazların içinden geçtiği, bu dere ve dereciklerin yataklarının dahi kişiler adına tescile karar verilen taşınmazlar içinde bulunduğunun memleket haritası ve hali hazır haritalardan açıkça görüldüğü, tepe ve vadilerden oluşan ve içinde dere ve derecikler bulunan, üzeri orman ve fundalıklarla kaplı, bir çok bölümü yüksek eğimli, engebeli, tarıma elverişli olmayan, (bu olgu 1345, 1346, 1347, 1348, 1349 sayılı parseller yönünden 8. Hukuk Dairesinin 21.01.1997 gün ve 1996/6077-1695 sayılı bozma kararına uyularak verilen ...

Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 28.05.1997 gün ve 1996/227-251 sayılı kesinleşen kararı ile de belirtilmiştir) devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliğinde olan, dava konusu parsellerin ...

Baraj Gölü’nün su toplama ve koruma havzası olduğu; öncesi bir bütün halinde olan çekişmeli taşınmazların 1957 tarihli memleket haritasında % 90’nının orman ağaçları fundalıklarla kaplı, % 10’unun orman içi açıklığı niteliğinde bitişik ormanın devamı ve ayrılmaz parçası olup, orman içinde ve bitişiğinde fundalık olmasının doğal olduğu, 1976, 1997 ve 2005 tarihli memleket haritalarında dahi serpili halde geniş yapraklı orman ağaçlarıyla kaplı bulunduğu ve ...

Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 1996 tarihinde çekilen hava fotoğraflarında dava konusu parsellerin halen büyük bölümlerinin yeşil orman alanında gözüktüğü gibi, orman bilirkişi raporlarında da taşınmazların yer yer % 15-20 ve 25’e varan eğimde ve halen bazı bölümlerinde eylemli olarak meşe, laden, funda gibi orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunun bildirildiği,

dava konusu taşınmazların bazı bölümlerinin eğiminin düşük ya da orman içi açıklığı niteliğinde olmasının bu yerlerin imar-ihya ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğunu göstermeyeceği, bu sebeple, 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 1942 yılında tahdidi kesinleşen ... ve ... Devlet Ormanları ile birlikte, kadastro harici fundalık (orman) olarak bırakılıp kadastro paftasında gösterildiği, dosyadaki tahdit tutanaklarına göre, ...

Köyünde 1939 yılında yapılarak 1942 yılında kesinleşen orman kadastrosunda ..., ..., ..., ..., ..., ... Devlet Ormanlarının seri bazında sınırlandırılmasının yapıldığı, 1744 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılarak 25.06.1981 tarihinde ilan edilen çalışmalarda dava konusu taşınmazlara komşu olmayan sadece ... Devlet Ormanında 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre çalışma yapılarak, eylemli meşe ormanı niteliğindeki bir bölüm ormanın ...

Ormanı sınırları içine alındığı ve 1939 yılında sınırlandırılması yapılan

..., ..., ..., ..., ... ve ... Devlet Ormanlarında ise, aplikasyon ve 2. madde çalışmaları yapıldığı, yine 2896 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılarak 15.08.1985 tarihinde ilan edilen çalışmalarda ve 3302 ve 3373 Sayılı Yasalar zamanında yapılan ve 27.02.1989 tarihinde ilan edilen çalışmalarda 1939 yılında seri bazda sınırlandırması yapılan ..., ..., ..., ..., ...

Devlet Ormanlarında aplikasyon ve 2/B çalışmalarının yapıldığı, dava tarihine kadar, 4785 Sayılı yasa gözetilerek dava konusu taşınmazların da içinde bulunduğu ...

Köyünün tamamını kapsayan orman kadastrosunun yapılmadığı, bu durumda, Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı ilamında da açıklandığı gibi, öncesi orman olan taşınmazlar üzerindeki zilyetliğe Anayasanın 169 ve 3402 Sayılı Yasanın 17/1 ve 18/1. maddeleri gereğince, süresi neye ulaşırsa ulaşsın değer verilemeyeceği, Türkiye genelinde 1981 yılında malik ve zilyetler tarafından tüm araziler için Vergi Beyannamesi verildiği halde, davacılar ya da önce zilyet olduğu iddia edilen kişiler tarafından verilmiş bir vergi kaydı ya da beyannamesinin ibraz edilmemiş olması,

çekişmeli parsellere 1981 yılında dahi zilyet edilmediğini ve kullanılmadığını gösterdiği, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ve 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 17/1 ve 30/2. maddeleri gözönünde bulundurulduğunda dava konusu taşınmazların öncesinin orman olduklarının kabulünün zorunlu olduğu ve zilyetliğe konu edilecek yerlerden olmadığı gibi, dosyadaki somut ve maddi delillere göre, dava tarihi olan 1992 yılına kadar zilyetlik süresinin de dolmadığı gözönünde bulundurularak,

dava konusu tüm parsellerin orman nitelikleriyle Hazine adına tescillerine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı S.S.... Yapı Kooperatifinin temyiz itirazlarının REDDİ ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının S.S.... Yapı Kooperatifine yükletilmesine,

2) 2. bentte açıklanan nedenlerle; ..., ...’in temyiz dilekçesinin REDDİNE, istek halinde peşin harcın ... ve ...'e geri verilmesine,

3) 3. bentte açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu 1337, 1338, 1339, 1340, 1341, 1342, 1343, 1344, 1345, 1346, 1347, 1348, 1349, 1350, 1351, 1352, 1353 ve 1354 sayılı parseller hakkındaki hükmün bu parsellerin tamamının orman niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verilmek üzere BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 22/06/2007 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/3772, K. 2007/8774, 22 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/3772
Karar No
2007/8774
Tarih
22 Haziran 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/3797 K.2007/4297
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/3804 K.2007/4301
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/3812 K.2007/4124
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/3831 K.2007/4302
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/3832 K.2007/4296
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/3850 K.2007/4300

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.